YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4637
KARAR NO : 2021/12690
KARAR TARİHİ : 08.12.2021
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, ….mahallesi 379 nolu parselin 10.000 m²lik kısmının maliki olduğunu, bu taşınmazını meyve bahçesine dönüştürmek için davalıdan 2009 yılında 100 adet sertifikalı olduğu zannedilen kabaaşı cinsi kayısı fidanı satın alınarak taşınmazına diktiğini, davalının başka kişilere aslında sertifikası olmayan ve başka cinsten olan fidanları sattığını duyması nedeniyle kendi bahçesindeki fidanları kontrol ettirme gereği hissettiğini, fidanlar küçük olduğu için cinsinin uzman olmayan kişilerce tespitinin mümkün olmadığını, bu nedenle Akçadağ Sulh Hukuk Mahkemesine müracaat ederek tespit isteminde bulunduğunu, 2012/4 D.İş dosyasında yapılan keşif neticesinde aldırılan bilirkişi raporu sonuçlarına göre fidanların 92 tanesinin kabaaşı cinsinden olmadığının anlaşıldığını, buna göre 22.789,32 TL maddi zararının olduğunu, emeklerinin boşa gittiğini ve çevresinde de gülünç duruma düştüğünü belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 22.789,00 TL maddi tazminat ve olayın yarattığı üzüntü nedeniyle 2.211,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 25.000,00 TL maddi ve manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; 21.826,66TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, manevi tazminat talebinin reddine, karar verilmiş; hüküm davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun dava şartlarını düzenleyen 114. maddesinin (d) bendi uyarınca, tarafların “taraf ehliyeti” ve “hak ehliyeti”ne sahip olmaları dava şartıdır. Aynı Kanunun 115. maddesi uyarınca mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracaktır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) limited şirket tasfiyesini düzenleyen 643. maddesi tasfiye usulü ve tasfiyede şirket organlarının yetkileri bakımından anonim şirket hükümlerine yollama yapmaktadır. Bu durumda limited şirket tasfiyesi bakımından da “ek tasfiye”ye ilişkin TTK’nın 547. maddesi uygulanabilecektir. TTK’nın 547. maddesi “(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.” düzenlemesini içerir.
Davalı … Ltd. Şti., dava tarihi itibariyle ticaret siciline kayıtlı ve tüzel kişiliği haiz iken 25/11/2015 tarihinde ticaret sicilinden terkin edilmekle hak ehliyeti ve bu suretle taraf ehliyeti sona ermiştir. Bu durumda, mahkemece, dava açıldıktan sonra terkin edildiği anlaşılan davalı şirketin ihya edilmesi için davacı tarafa süre verilerek şirketin ihyası için dava açması sağlanıp, ihya gerçekleştikten sonra taraf teşkili sağlanmış olacağından bundan sonra yargılamaya devam edilerek bir karar verilmesi gerekirken, bu husus gözden kaçırılarak terkin edilmiş şirket hakkında karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma nedenine göre, temyiz eden davalının temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenle temyiz eden davalının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK’nın geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK’nın 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 08/12/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.