Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2021/830 E. 2021/2589 K. 11.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/830
KARAR NO : 2021/2589
KARAR TARİHİ : 11.03.2021

Davacı … ile davalı … aralarındaki alacak davaları ile itirazın iptali davasına dair …Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 09/04/2019 tarihli ve 2013/461E.-2019/257K. sayılı hükmün düzeltilerek onanması hakkında Yargıtay (kapatılan) 13. Hukuk Dairesince verilen 11/11/2020 tarihli ve 2020/3264E.-2020/6464K. sayılı ilama karşı davalı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir.
Düzeltme isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I

Asıl davada davacı; avukat olduğunu, davalıyı 10.03.2004 tarihli avukatlık ücret sözleşmesi gereğince dava dışı … A.Ş. ile aralarındaki çok sayıda dava ve uyuşmazlıkta vekil olarak temsil ettiğini, ücret sözleşmesinde mahkemece hükmedilen değer veya menfaatin %7’sinin vekalet ücreti olarak kararlaştırıldığını, davalının, vekil olarak görev yaptığı Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2005/336 Esas sayılı davayı, dava dışı …A.Ş. ile aralarındaki mutabakat sözleşmesi gereğince 04.06.2009 tarihinde feragatle sona erdirdiğini, dosya kapsamında davalının akdi ve karşı yan vekalet ücretini ödemediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 Amerikan Dolarının 30.05.2009 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslah ile talebini 206.500 Amerikan Doları ve 80.369,46 TL’ye yükseltmiştir.
Birleşen …. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/527 Esas sayılı davada davacı; davalıyı … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2004/483 Esas sayılı davasında vekil olarak temsil ettiğini, davalının dava dışı … A.Ş. ile akdedilen mutabakat sözleşmesi ile davayı feragat ile sona erdirdiğini, akdi ve karşı yan vekalet ücretini ödemediğini ileri sürerek, davalının mutabakat sözleşmesi ve … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2004/483 Esas sayılı dosyasında elde ettiği menfaatin tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL’nin faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş; ıslah ile talebini 1.490.166,30 Amerikan Doları ve 435.183,42 TL’ye yükseltmiştir.
Birleşen Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/315 Esas sayılı davada davacı; davalıyı Ankara 6. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2006/1288 Esas sayılı davasında vekil olarak temsil ettiğini, davalının dava dışı … A.Ş. ile akdedilen mutabakat sözleşmesi ile davayı feragat ile sona erdirdiğini, davalının akdi ve karşı yan vekalet ücretini ödememesi üzerine alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığını, davalının itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalının itirazının haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Asıl ve birleşen davalarda davalı; davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; asıl davanın kısmen kabulü ile 10.000,00 Amerikan Dolarının dava tarihi olan 21.10.2010 tarihinden itibaren, 196.500,00 Amerikan Dolarının ıslah tarihi olan 23.09.2011 tarihinden itibaren dolara uygulanan yasal faizi ile birlikte, 79.150,51 TL’nin ıslah tarihi olan 23.09.2011 itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline; Birleşen …. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/527 Esas sayılı davanın kabulü ile 1.490.166,30 Amerikan Dolarının ıslah tarihi olan 02.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek dolara uygulanan yasal faizi ile birlikte, 10.000,00 TL’nin dava tarihi olan
09.02.2013 tarihinden, 435.183,42 TL’nin ıslah tarihi olan 02.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalıdan tahsiline; Birleşen … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/315 Esas sayılı davanın kısmen kabulü ile, davalının … İcra Müdürlüğü’nün (2013/5528 eski esas) 2015/13408 Esas sayılı icra dosyasındaki takibin 371.700,00 Amerikan Doları ve 45.018,66 TL asıl alacağa yönelik itirazın iptali ile, takibin bu miktarlar üzerinden devamına, alacak yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; davalının temyizi üzerine karar; Dairemizin 11.11.2020 tarihli, 2020/3264 Esas, 2020/6464 Karar sayılı ilamında “…birleşen…Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/527 esas sayılı davasının açılış tarihinin 09.12.2013 olduğu anlaşıldığından; hüküm fıkrasında dava tarihinin bu şekilde açıkça hatalı gösterilerek faizin bu tarihten hesaplanmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün 2 numaralı bendinin dördüncü paragrafının düzeltilmesi suretiyle hükmün düzeltilerek onanması HUMK.’nun 438/7. maddesi gereğidir…” gerekçesiyle hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiş, davalı taraf karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Asıl dava ve birleşen … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/527 Esas sayılı davada davacı; davalıyı 10.03.2004 tarihli avukatlık ücret sözleşmesi kapsamında, dava dışı … A.Ş. ile aralarındaki çok sayıda davada temsil ettiğini, davalının dava dışı … A.Ş. ile akdedilen mutabakat sözleşmesi gereği davalardan feragat ettiğini, vekalet ücretinin ödenmediğini ileri sürerek, akdi ve karşı yan vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; birleşen Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/315 E. sayılı davada, davalıyı temsil ettiği Ankara 6. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2006/1288 Esas sayılı davanın davalının anılan mutabakat sözleşmesi kapsamında feragat ile sona ermesine rağmen ödenmeyen vekalet ücretinin tahsili amacıyla başlattığı takibe vaki itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne yönelik verilen ilk karar, davalı tarafça temyiz edilmiş kararın, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin 19.12.2013 tarihli 2012/16238 Esas, 2012/29120 Karar sayılı ilamı ile onanması üzerine; davalı karar düzeltme talebinde bulunmuş, nihayetinde karar Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin 09.07.2013 tarihli 2013/11430 Esas, 2013/19085 Karar sayılı ilamı ile “…somut olayda taraflar arasındaki 10.3.2004 tarihli ücret sözleşmesi geçerli olup, davacı, sözleşmede belirtildiği gibi ancak mahkemece hükmolunacak şeyin değeri ya da paranın veya sağlanan menfaatin %7’sini nispi vekalet ücreti olarak talep edebilir. Dava konusu vekalet ücreti alacağına konu olan Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2005/336 esas sayılı davada ise mahkemece esastan karar verilmemiş olup, davanın taraflarının sulh olmaları üzerine “karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde hüküm kurulmuştur. Bu durumda sözleşmede öngörülen %7 oranındaki nispi vekalet ücretinin de, sulh sözleşmesi ile davalıya sağlanan menfaat üzerinden ödenmesi gerektiği kabul edilmelidir….O halde eldeki davada ücret talep edilen Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesine ait, sulhle sonuçlanan dava nedeniyle, davadaki müddeabih miktarının (2.950.000 Dolar ve 305.169,24 TL) tümü üzerinden %7 oranında vekalet ücretinin tespiti ile bu miktarın ve ayrıca yine aynı miktar üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan karşı taraf vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiş olması isabetsizdir…Davalı ve … A.Ş. arasında imzalanmış olan “Mutabakat Sözleşmesi” başlıklı sulh sözleşmesinin, 4.1 ve 4.2. maddelerinde Kızılay Alışveriş Merkezinin, Derneğe teslim edilmesi ve buna ilişkin şartlar düzenlenmiş olup, 4.3.1 maddesinde de “Kızılay Alışveriş Merkezinin Kızılay’a 4.1. ve 4.2. de belirtilen şartlarla teslimini müteakip, Kızılay ve …, Kızılay Alışveriş Merkezi nedeniyle birbirlerine karşı olan ve aşağıdaki maddede yazılı istisna dışındaki tüm talep ve dava haklarından masraf ve vekalet ücreti talep etmeksizin feragat edecek ve karşılıklı ibralaşmış sayılacaklardır.” şeklinde anlaşma sağlanmışsa da, bu sözleşmeyle davalıya sağlanan değer ya da menfaat açıkça anlaşılamadığı gibi, aynı taraflar arasında başka davaların da mevcut olduğu ve bunlardan biri (Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2001/695 esas sayılı dosyası) dışında diğer tüm davalardan da feragat edilerek karşılıklı ibralaşmış sayılacağı belirtilmiş olmakla, esasen taraflar arasındaki tüm ihtilaf ve davaların sulh kapsamında bir bütün olarak değerlendirilerek sonuçlandırıldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle davalıya sulhle kazandırılan menfaatin tespitinde, taraflar arasındaki sulh kapsamındaki tüm davaların birlikte değerlendirilmesi gerektiği de kuşkusuzdur. Sonuç olarak, yukarıda açıklanan nedenlerle sulh protokolünün imzalandığı tarih itibariyle, davalı … ve … A.Ş. arasındaki sulh kapsamında bulunan tüm davalar birlikte değerlendirilerek, davalıya söz
../…
-3-

konusu bu sulh nedeniyle kazandırılan menfaatin tespiti ile, daha sonra da ücret talebine esas olan Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesine ait 2005/336 esas sayılı dava nedeniyle sağlanan menfaatin tespiti ve tespit edilecek bu miktar üzerinden, gerek müvekkilin ödemesi gereken (akdi), gerekse karşı taraf (hasma tahmili gereken) vekalet ücretinin hesaplanıp, davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, açıklanan hususlar göz ardı edilmek suretiyle, akdi ve karşı taraf vekalet ücretlerinin, takip edilen dava değeri üzerinden tespit ve tahsiline karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, mahkemece verilen hükmün bu nedenle bozulması gerekirken, Dairemizce sehven (oyçokluğu ile) onandığı bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından, davalının karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemize ait 19.12.2013 tarihli, 2012/16238 E. ve 2012/29120 K. sayılı “onama” ilamının kaldırılmasına, hükmün açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.” gerekçesiyle bozulmuştur.
Anılan karar ile taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davalı ile dava dışı … A.Ş. arasında akdedilen tarihsiz mutabakat sözleşmesi kapsamında davalının elde ettiği menfaat belirlenip, davacı ve davalı arasındaki avukatlık ücret sözleşmesi dikkate alınmak suretiyle davacının vekalet ücreti alacağı tespit edilerek çözülmesi gerektiği belirtilmiş, Mahkemece bozmaya uyma kararı verilmesi üzerine usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Bundan sonra mahkemenin yapacağı iş, bozma kararı uyarınca ve o doğrultuda işlem yapmak ve gerekli kararı vermekten ibarettir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporunda, davalının mutabakat sözleşmesi kapsamında elde ettiği menfaat belirlenirken, davalı ile uyuşmazlığın diğer tarafı olan dava dışı … A.Ş. dışında, mutabakat sözleşmesinde imzası bulunan İş Bankası ile davalı dernek arasındaki hukuki ilişki dikkate alınmak suretiyle değerlendirme yapılmış, ayrıca davalı derneğin, mutabakat sözleşmesinin tarafı dahi olmayan dava dışı dört adet şirket ile arasındaki yap-işlet-devret sözleşmesi kapsamında elde edeceği işletme bedeli mutabakat sözleşmesi ile elde edilen menfaat kapsamında dahil edilmiştir. Bozma ilamında da belirtildiği üzere, davalı derneğin mutabakat sözleşmesi kapsamında elde ettiği menfaat belirlenirken, yalnızca uyuşmazlığın tarafı olan dava dışı … A.Ş.’den, yine yalnızca dava dışı … A.Ş. ile davalı dernek arasındaki feragat ile sona eren uyuşmazlıklar dikkate alınarak, davalı derneğin mutabakat sözleşmesine kapsamında elde ettiği menfaat belirlenip, ardından davacının vekalet ücret alacağının tespit edilmesi gerekmektedir.
O halde, mahkemece; yukarıda değinildiği üzere, davalı derneğin davalı ile mutabakat sözleşmesi kapsamında, uyuşmazlığın tarafı olan … A.Ş.’den ve … A.Ş. arasındaki davalara konu olmuş hususlara ilişkin elde ettiği menfaat; taraf, mahkeme ve yargı denetimine elverişli yeni bir bilirkişi raporu alınarak tespit edildikten sonra, davacının akdi ve karşı yan vekalet ücreti hesaplanarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, anılan hususlar göz ardı edilerek eksik bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm tesisi usûl ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Hükmün bu nedenle bozulması gerekirken zuhulen düzeltilerek onandığı anlaşılmakla davalının karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 11.11.2020 tarihli, 2020/3264 Esas, 2020/6464 Karar sayılı ilamının kaldırılarak mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin Karar Düzeltme talebinin kabulü ile, Dairemizin 11.11.2020 tarihli, 2020/3264 Esas, 2020/6464 Karar sayılı ilamının kaldırılmasına ve mahkeme kararının davalı yararına BOZULMASINA, 11.03.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.