Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2022/3313 E. 2022/9407 K. 13.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3313
KARAR NO : 2022/9407
KARAR TARİHİ : 13.12.2022

MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ

Taraflar arasında birleştirilerek görülen alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda; asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hüküm, asıl ve birleşen davada davalılar vekili tarafından duruşmalı, asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından duruşmasız olarak temyiz edilmekle; duruşma günü olarak belirlenen 13/12/2022 tarihinde asıl ve birleşen davada davacı vekili Av. … geldi. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunan vekilin sözlü açıklaması dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00’e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı, davalı … A.Ş. ile arasında 23.07.2007 tarihinde düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi imzalandığını, imzalanan bu sözleşmeye göre davalının 3 oda, 1 salon, mutfak ve banyodan müteşekkil daireyi satmayı vaat ve taahhüt ettiğini, bu dairenin tapusunun söz konusu yer için kat irtifakı kurulduktan sonra en geç üç ay içerisinde adına tescil ve teslim edileceğini, yaptıkları araştırmalar neticesinde kat irtifakı kurulmasının üzerinden yıllar geçmesine ve uzun zamandır söz konusu blokta oturulmasına rağmen taşınmaz üzerinde inşa edilen blokta bulunan tarafına ait 3+1 dairenin teslim edilmediğini ileri sürerek, dairenin tapu kaydının iptal edilerek adına tesciline, gecikme nedeniyle teslim edilmesi gereken tarihten itibaren şimdilik aylık 500,00-TL 12 aylık kira tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davacı birleşen davasında ise tapu iptal ve tescil talebini diğer davalı … İnşaat Turizm Tekstil Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinden istemiş; ıslah dilekçesi ile davalılar adına kayıtlı 3+1 daire olmaması nedeniyle tapu iptali ve adına tescil mümkün olmadığından tapu iptali ve tescil kısmını ıslah ederek 420.000,00-TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … Tekstil San. ve Tic. A.Ş., davacının annesine teslim edilen dairenin karşısında bulunan daireyi teslim etmek üzere hazır olduğu halde davacının teslim almaktan kaçındığını, davacının sözleşmesine sehven 3 oda+1 salon olarak yazılmış ise de bu blokta 3 oda, 1 salon daire inşa edilmediğini, dairelerin büyüklüğünden bahsedilmediğini, kat irtifakının kurulduğu tarih itibariyle teslim şartının oluşmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Davalı … Yenilenebilir Enerji Üretim Madencilik San. ve Tic. A.Ş., dava konusu taşınmazın tescil ve tazminat şartlarının oluşmadığını, tamamlanan dairelerden davacının annesine ait dairenin karşısında bulunan A blok 3 nolu daireyi teslime hazır olduklarını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece uyulan bozma ilamı doğrultusunda, asıl davanın kısmen kabulü ile, 367.500,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte birleşen birleşen dosya ile mükerrer tahsilata sebebiyet vermemek kaydıyla davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacının kira alacağı talebinin reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne 367.500,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte asıl dava dosyası ile mükerrer tahsilata sebebiyet vermemek kaydıyla davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalılar tacir olup, taraflardan biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler kanunda aksine hüküm bulunmadıkça diğeri içinde ticari iş sayılır. Bu nedenle davacı, avans faizi isteminde bulunabilir. Bu durumda mahkemece, kabul edilen alacağa avans faizi yürütülecek şekilde karar verilmesi gerekirken, yasal faiz uygulanmasına karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırıdır.
Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması HUMK’nın 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. bentte açıklanan nedenlerle kararın hüküm fıkrasının A ve B kısımlarının birinci bentlerinde yer alan “yasal faizi” ibarelerinin çıkartılarak yerine “avans faizi” ibarelerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 8.400 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin asıl davalı … birleşen davada davalıdan alınıp asıl ve birleşen davada davacıya verilmesine,
asıl ve birleşen davada davacı taraf haçtan muaf olduğundan peşin alınan 80,70 TL temyiz harcının iadesine, 43.931,85 TL bakiye temyiz harcının temyiz eden asıl davalı … birleşen davada davalıya yükletilmesine, 6100 sayılı HMK’nın Geçici Madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK’nın 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu asıl ve birleşen davada davacı yönünden açık, asıl davalı … birleşen davada davalı yönünden kapalı olmak üzere, 13/12/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.