YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/16423
KARAR NO : 2011/18051
KARAR TARİHİ : 25.10.2011
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Görevliye hakaret, tehdit
HÜKÜM : Hükümlülük, beraat
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Tehdit fiili, kişinin ruh dinginliğini bozan, iç huzurunu, bilinç ve irade özgürlüğünü ihlal eden bir olgudur. Fiilin mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratabilmesi açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli, yeterli ve uygun olması gerekir. Ayrıca tehdidin somut olayda muhatap üzerinde etkili olması şart değildir. Bu nedenle mağdurun korkup korkmadığının araştırılması gerekmez.
Tehdit suçunun manevi öğesi genel kasttan ibaret olup suçun yasal tanımındaki unsurlarının bilerek ve istenerek işlenmesini ifade eder. Olayda tasarlamanın varlığı aranmadığı gibi, saikin de önemi yoktur.
Kavga ve tartışma sırasında haksız bir fiilin kendisinde husule getirdiği şiddetli öfke ve elemin (gazabın) failin iradesini etkileyen bir etken olarak kusur yeteneğinde meydana getirdiği azalma nedeniyle koşulları varsa ancak yasal indirim nedeni olarak kabul edilebilir ise de, önceden ilke boyutunda kastı kaldıran ve suçun oluşumunu engelleyen bir husus olarak kabulü mümkün değildir.
Bu açıklamalar doğrultusunda, sanığın, katılanları “başınıza çorap öreceğim, sizi yakarım” diyerek tehdit ettiğinin anlaşılması karşısında, öfkenin suç kastını kaldırmayacağı, tehdit suçunda tasarlama öğesinin bulunmadığı, ayrıca tehdidin objektif olarak korku yaratacak nitelikte bulunduğu, bu nedenle olayda tehdit suçunun unsurlarının oluştuğu gözetilmeden,yasal temelden yoksun gerekçeyle beraat kararı verilmesi,
2- Hakaret eyleminin gerçekleştirildiği karakol binasının aleni yerlerden olduğu ve sanık hakkında hükmolunan cezanın, TCY.nın 125/4. maddesi gereğince artırılması gerektiğinin düşünülmemesi,
3-Sanığın aynı anda üç katılana da hakaret ettiğinin kabulü karşısında, TCY 125/3-a maddesiyle verilen cezanın aynı yasanın 43/2.maddesiyle arttırılması yerine, mağdur sayısınca uygulama yapılması suretiyle cezanın fazla belirlenmesi,
4-Tekerrüre esas geçmiş hükümlülüğü bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCY. nın 58/6-7 maddelerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı ve sanık … ile O Yer C.Savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 25.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.