YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/26261
KARAR NO : 2011/25304
KARAR TARİHİ : 27.12.2011
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Beraat
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
Tehdit fiili kişinin ruh dinginliğini bozan, iç huzurunu ve irade özgürlüğünü ihlal eden bir olgudur. Fiilin mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratabilmesi açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli ve uygun olması yeterlidir. Ayrıca somut olayda muhatap üzerinde etkili olması gerekli değildir. Bu nedenle mağdurun korkup korkmadığı araştırılmaz.
Tehdit suçunun manevi öğesi genel kasttan ibaret olup suçun yasal tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek işlenmesini ifade eder. Olayda tasarlamanın varlığı aranmadığı gibi saikin de önemi yoktur.
Kavga ve tartışma sırasında haksız fiilin meydana getirdiği şiddetli öfke elem ve gazap iradeyi etkileyerek kusur yeteneğinde oluşturduğu azalma sebebiyle koşulları varsa ancak yasal indirim nedeni olarak kabul edilebilir ise de, önceden ilke boyutunda kastı kaldıran ve sucun oluşumunu engelleyen bir husus olarak kabulü mümkün değildir.
Bu açıklamaların ışığı altında sanığın bahçe sularının kot farkı nedeniyle odunluğuna akması nedeniyle komşusu olan yakınanı “bahçene bir şey ekmeyeceksin, arkadaşlarını buraya getirmeyeceksin, yoksa seni keserim…” diyerek tehdit ettiğinin; olayın oluş biçimi, tek görgü tanığının aşamalardaki ısrarlı ve tutarlı anlatımlarından anlaşılması karşısında, korku yaratması açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli olan bu sözler muhataba iletilmekle suçun oluştuğu, ayrıca muhatap üzerinde etkili olmasının aranmadığı gözetilmeden, öfke elem ve gazabı, kastı kaldıran suçun oluşumunu engelleyen bir husus olarak kabul eden gerekçelerle beraat kararı verilmesi;
Bozmayı gerektirmiş ve O yer C. Savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki bozma düşüncesine uygun olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesinden başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 27.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.