Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2009/28163 E. 2010/16626 K. 13.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/28163
KARAR NO : 2010/16626
KARAR TARİHİ : 13.10.2010

İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak suçundan şüpheli Avukat … hakkında son soruşturmanın açılması talebini kapsayan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 08/01/2009 tarihli ve 2009/1339 soruşturma, 2009/33 sayılı iddianame üzerine son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına dair İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 04/03/2009 tarihli ve 2009/22 dosya, 2009/53 sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 27.09.2009 … ve 54288 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.10.2009 … ve 225141 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi:
Tebliğnamede “Dosya kapsamına göre, İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 04/03/2009 tarihli ve 2009/22 dosya, 2009/53 sayılı kararında, kanun yolu, süresi, mercii ve başvuru usulü gösterilmemiş ise de, Avukat olan şüpheliye kararın tebliğ olunduğu ve kanun yoluna başvuruda bulunmamasının lehine olduğu nazara alınarak yapılan incelemede,
Şüphelinin, tutuklu olan müvekkili … … ile görüşmek amacıyla 14/02/2008 tarihinde gittiği İstanbul Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda, nizamiyeye girdiği esnada geçiş ve x-… cihazından geçmeden önce üzerinde ve çantasında bulunan cezaevine girmesi ve cezaevinde bulundurulması yasak olan maddeleri emanete teslim etmesi hususunda cezaevi nizamiyesinde görevli asker ve infaz koruma memurlarınca uyarıldığı, üzerinde ve eşyalarının arasında cezaevine sokulması yasak olan cep telefonu ve bunlara ait sim …, batarya ve şarj cihazıyla kesici, delici, ateşli silâh ve mermi ile uyuşturucu içerikli maddelerin olmadığına dair yazılı beyanda bulunduğu hâlde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 297. maddesi hükmüne, Ceza infaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük ve Adalet Bakanlığı genelgelerine aykırı olarak cep telefonlarında kullanılan bir adet şarj cihazı ile ceza infaz kurumuna girmeye çalıştığı şeklindeki eylemi ile ilgili mevcut delillerin son soruşturmanın açılması için yeterli olup delillerin takdirinin de son soruşturma aşamasında davayı görecek olan mahkemesine ait bulunduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
Gereği görüşüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının incelenen dosyada, şüpheli avukatın, silahla yaralama suçundan İstanbul Kapalı Cezaevinde tutuklu olarak bulunan … … ile görüşmek için anılan ceza infaz kurumuna gittiği, kurum nizamiyesi ziyaretçi girişindeki x-… cihazından geçmeden, kurum yetkililerince sorulduğunda, üzerinde herhangi bir yasak eşya bulunmadığını belirtip avukat ziyaretçi defterinde yer … şerhi imzalamasına karşın, cihazdan geçerken çantasının içerisinde 1 adet cep telefonu şarj cihazı tespit edildiği ve hakkında 14.2.2008 tarihli suç tutanağı düzenlendiği anlaşılmaktadır. Avukat ziyaretçi defterindeki taahhütname, suç tutanağı ve ele geçirilen yasak eşyanın, 5271 sayılı C.Y.Y.’nın 170/2 maddesi uyarınca iddianame düzenlenebilmesi (son soruşturmanın açılması kararı verilebilmesi) için suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu açıktır. Şüpheli avukatın eyleminin, cezaevine yasak eşya sokmaya kalkışma suçunun öğelerini oluşturup oluşturmadığının, lehine ve aleyhine toplanacak tüm kanıtların, mahkemece birlikte tartışılıp değerlendirilmesi sonucu belirlenmesi gerektiği açıktır. Yapılan açıklamalara göre, son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına ilişkin kararın, hukuka aykırı olduğunda kuşku yoktur.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce belirtilen nedenlerle yerinde görüldüğünden, cezaevine yasak eşya sokma suçundan şüpheli … hakkında İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesince verilip kesinleşen 4.3.2009 … ve 2009/22-53 sayılı kararın, 5271 sayılı C.Yargılama Yasasının 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, sonraki işlemlerin aynı Yasa maddesinin 4-a fıkrası gereğince yerinde tamamlanmasına 13.10.2010 tarihinde karar verildi.