YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/20019
KARAR NO : 2010/20342
KARAR TARİHİ : 08.12.2010
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi kötüye kullanma ve tefecilik
HÜKÜM : Beraat, hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Katılan kooperatifin sanık … hakkında verilen hükümle ilgili temyiz davasını geri aldığı,
Anlaşıldığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1 ve 1412 sayılı CYY.nın 317.maddesi uyarınca katılan S.S.Meltem Konut Yapı Kooperatifi vekilinin tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
2-Sanıklar …, …, … ve … hakkında kurulan hükümlere yönelik temyize gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre sanık … ve sanık … vekilinin duruşma istemlerinin koşulları oluşmadığından deddi ile yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Meltem Konut Yapı Kooperatifinin başkan ve yönetim kurulu üyesi olan sanıkların kişilerden borç para alma eylemlerinde kooperatifin ihtiyaçları için borç para almalarının gerekli olup olmadığının araştırılması, borç para alınmasının zorunlu olduğunun saptanması durumunda ise kooperatifin bankalardan borç para alma koşullarını taşıyıp taşımadığı ve bu yerlerden kredi alsa idi ne kadar faiz ödeyeceği hususları konusunda uzman bilirkişilerden görüş alınarak kooperatifi zarara uğratıp uğratmadıkları tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması,
2-Kabule göre;
a)Sanık …’ın üzerine atılı suçların 1.6.2005 tarihinden önce işlenmesi karşısında; 5237 sayılı TCY.nın 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri uyarınca, suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan yasa ile sonradan yürürlüğe giren yasanın ilgili bütün hükümlerinin somut olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan Yasanın saptanıp uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde hüküm kurulması,
b)Sanıkların bir suç işleme kararıyla, değişik zamanlarda kooperatife karşı aynı suçu işlemeleri karşısında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
c)Sanıklar hakkında TCY.nın 50.maddesinin uygulanmamasına karar verilirken, maddede yer alan sanıkların suçu işledikten sonra yargılama sürecindeki pişmanlıklarının değerlendirme dışı bırakılması,
Yasaya aykırı ve sanık …, sanıklar …, … ve … müdafilerinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 08.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.