YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/21480
KARAR NO : 2013/4781
KARAR TARİHİ : 20.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5237 sayılı TCK’nın “kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar” başlıklı 50. maddesinin 2. fıkrasında “suç tanımında hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse bu ceza artık adli para cezasına çevrilemez” şeklindeki düzenlemeye yer verilmiş ise de; daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş sanık hakkında, hakaret suçundan tayin olunan 29 gün hapis cezasının, aynı Kanunun 50/3. maddesi gereğince 50/1.fıkrasında yer alan adli para cezası dışındaki diğer seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-5271 sayılı CMK’nın 5728 sayılı Kanun ile değişik 231/5. maddesi uyarınca mahkemece hükmolunan iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için; sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması, mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekmektedir. Anılan maddenin 6/c fıkrasında belirtilen zarar kavramından, YCGK’nın 03.02.2009 gün ve 2008/250-2009/13 sayılı kararında belirtildiği üzere, yalnızca basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların anlaşılması gerekmektedir. Anılan zarar, ölçülebilir, belirlenebilir (somut) maddi zarara ilişkin olup manevi nitelikte zararı kapsamamaktadır.
Mahkemece, CMK’nın 231. maddesinin 6. fıkrasında üç bent halinde sıralanan uygulama koşullarının varlığı irdelenip tartışılmadan ve işlenen hakaret ve tehdit suçları nedeniyle katılanın giderilmesi gereken, maddi nitelikteki zararlarının ne olduğu açıklanmadan “katılanın şikayetinden vazgeçmemesi nedeniyle manevi zararın giderilmediği” biçimindeki yetersiz gerekçeyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık …’in temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 20.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.