YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/21664
KARAR NO : 2012/24632
KARAR TARİHİ : 13.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 09.02.2007 tarihli yapı tatil zaptı ile ruhsatlı binanın zemin katında bulunan işyerinin, ruhsata aykırı olarak 2.20 m. yüksekliğinde ve 2 m. çapında pide fırınına dönüştürüldüğünün ve pencere yerleri açıldığının tespit edilmiş olması karşısında, yapılan bu tadilatların taşıyıcı unsuru etkileyen, inşaat alanını ve ruhsat eki projelerini değiştiren işlemler olup olmadığı konusunda bilirkişiden rapor alınması, tadilatların 12/10/2004 tarihinden sonra yapılıp yapılmadığının araştırılması ve taşıyıcı unsurlara etkisi olmayan iş yerini pide fırınına dönüştürme ve pencere yeri açma eylemlerinin, 5237 sayılı Yasanın 184/1. maddesi kapsamında bina yapımı niteliğinde olmadığı da gözetilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, yetersiz ve yasal olmayan gerekçeyle sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulması,
2- Kabule göre de;
5271 sayılı CMK’nın 5728 sayılı Yasa ile değişik 231/5. maddesinin 6/c fıkrasında belirtilen zarar kavramından, YCGK’nın 03.02.2009 gün ve 2008/250-2009/13 sayılı kararında belirtildiği üzere, yalnızca basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların anlaşılması gerekmektedir. Anılan zarar, ölçülebilir, belirlenebilir (somut) maddi zarara ilişkin olup manevi nitelikte zararı kapsamamaktadır.
Sabıkasız olan sanık hakkında , tekrar suç işlemeyeceği yönünde kanaat oluşması nedeni ile 5237 sayılı Yasanın 51. maddesinin uygulanması ve ruhsata aykırı yapının sanığın kiracı olarak bulunduğu taşınmaz üzerine yapılmış olması karşısında, yakınan ve kamunun uğradığı maddi bir zararın bulunmadığı da gözetilerek, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini gerektiren diğer koşulların irdelenip tartışılması gerekirken, “CMK’nın 231/6-c koşulunun yerine getirilmemesi” biçimindeki yasal olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve sanık …’ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 13.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.