YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/22701
KARAR NO : 2010/21507
KARAR TARİHİ : 22.12.2010
Suç uydurma suçundan sanık … Demirhan’m, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 271. maddesi uyarınca 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 58. maddesi gereğince cezasını mükerrilere özgü infaz rejimine göre yerine getirmesine dair Kastamonu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/06/2009 tarihli ve 2009/201-172 sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 16.08.2010 gün ve 51409 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 31.08.2010 gün ve 201745 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi:
Tebliğnamede “1- Sanığın tekerrüre esas sabıkası bulunduğundan bahisle, incelemeye konu suçtan verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş ise de, Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 19/03/2008 tarihli ve 2008/2761-5122 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Sekli Hakkında Kanun’un 8/1. maddesinde yer alan “Bölge adliye mahkemelerinin, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un geçici 2. maddesi uyarınca Resmi Gazcte’de ilan edilecek göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 322. maddesinin dördüncü, besinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ila 326. maddeleri uygulanır….” seklindeki düzenleme ile 1412 sayılı Kanun’un 305/1-1 ve 305/2. maddelerine göre ikimilyar liraya kadar olan para cezalarının kesin olması ve tekerrüre esas alınamayacak olmaları karsısında, sanığın sabıkasına esas önceki para cezasının 55,00 Türk lirası olup, ikibin Türk lirasının altında olduğu, dolayısıyla sanık hakkındaki cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre yerine getirilmesine karar verilemeyeceğinin gözetilmemesinde,
2- 5237 sayılı Kanun’un 50/3. maddesi gereğince daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili islediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” hükmüne rağmen sanık hakkındaki 1 ay hapis cezasının, aynı kanun maddesinin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevril memesinde,
İsabet görülmemiştir.” denilmektedir.
Gereği görüşüldü:
1- 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca bölge adliye mahkemelerinin göreve başlayacakları tarihe kadar geçici bir süre daha yürürlükte bulunan mülga 1412 sayılı CYY.nın 305/1-3. madde ve fıkralarına göre temyiz yasayolu kapalı bulunan hükümlerin tekerrüre esas alınamayacağı belirtilmekte ise de; incelenen dosyada tekerrüre esas alınan hükümlülüğün 765 sayılı TCY.nın 283/1. maddesi uyarınca hükmedilen hapis cezasından çevrilen para cezası olması ve 647 sayılı Yasanın 4/4. maddesi gereği karar tarihinde temyiz yasayolunun açık bulunması karşısında mahkemece tekerrüre esas alınmasının yasaya uygun bulunması,
2- 5237 sayılı TCY.nın 50/3. maddesi gereği, daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olan sanığın 30 gün ve daha az süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi zorunlu bulunmakla birlikte, dosyada bulunan adli sicil kaydında sanığın Doğubeyazıt Asliye Ceza Mahkemesinin 2005/554 esas, 2006/99 sayılı karar ile 5237 sayılı TCY.nın 265/1, 51/1. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezasına mahkum edildiğinin ve hükmün 16.2.2006 tarihinde kesinleştiğinin anlaşılması karşısında,
Mahkemesince yapılan uygulamanın yasaya aykırı bulunmadığının anlaşılması nedenleriyle Kastamonu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.06.2009 tarihli ve 201/172 sayılı kararma yönelik YASA YARARINA BOZMA İSTEĞİNİN REDDİNE, 22.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.