Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2010/23472 E. 2012/14545 K. 11.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/23472
KARAR NO : 2012/14545
KARAR TARİHİ : 11.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, kasten yaralama, mala zarar verme, geceleyin işyeri dokunulmazlığını ihlal, suçluyu kayırma
HÜKÜM : Hükümlülük, beraat

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede ;
A- Sanık …’a yükletilen …’ı yaralama, mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını ihlal ile sanıklar …, … ve …’ın …’ı yaralama eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; böylece olaylara ilişkin sorunlarda gerekçenin yeterli bulunduğu,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezaların yasal bağlamda uygulandığı,
B- Sanık … hakkında kurulan beraat hükmü ile sanıklar …, … ve … hakkında suçluyu kayırma eyleminden kurulan hükümlerinde yerinde olduğu,
Anlaşıldığından sanıklar …, …, …, … ve … müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
C- Sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde ;
1- Sanık … hakkında, birden fazla kamu görevlisine karşı gerçekleştirdiği görevi yaptırmamak için direnme suçunda koşulları bulunmasına karşın, TCK’nın 43/2. maddesinin uygulanmaması,
2 – Sanıklar …, … ve … hakkında, birden fazla kişi ile görevi yaptırmamak için direnme suçunu işledikleri anlaşılmasına karşın 5237 sayılı TCK’nın 265/3 maddesinin tatbik edilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Ancak;
a- Sanık …’un kasten yaralama eylemi nedeniyle, mağdur polis memurlarından … ve …’in basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde bıçakla yaralandıkları, sanığın polis memuru …’ı da yaralamaya çalıştığı, görevli memurlara ayrıca tehditle direndiği anlaşılmakta ise de, mağdur polislerin rapor kapsamları dikkate alındığında sanığın eyleminin bir bütün olarak 5237 sayılı TCK’nın 265/5 madde ve fıkrası da dikkate alınarak 265/1-3-4 madde ve fıkralarına uygun suçu oluşturduğu halde, ayrıca her üç mağduru kasten yaralamak suçundan da hüküm tesisi ile fazla ceza tayini,
b- 19/08/2006 tarihli yüzleştirme tutanağında, olaya müdahale eden polis memurları sanıklardan … dışındaki sanıkların katılan …’ı döverek yaraladıklarını beyan etmelerine göre sanık …’in beraatı yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
c- Her ne kadar sanık … hakkında katılan …’ı yaralamak suçundan kamu davası açılmış ve yargılama sonucu cezalandırılmış ise de, katılanın 19/08/2006 tarihinde kollukta alınan beyanında, sanığın kendisini darp edenler arasında bulunduğunu iddia etmediği gibi adı geçen sanıktan şikayetçi de olmadığı, soruşturma aşamasında müştekinin usulüne uygun bir şikayetinin bulunmadığı, şikayet yokluğunun ancak şikayet süresi dolmadan, açılan davaya müdahil olmak yolu ile giderilebileceği, 01/05/2008 tarihinde 5237 sayılı TCK’nın 73/1 maddesinde belirtilen 6 aylık şikayet süresi dolduktan sonra katılma kararı verildiği, dava şartı gerçekleşmediği anlaşılmakla, kamu davasının CMK 223/8 maddesi gereğince düşme kararı verilmesi yerine yazılı şekilde mahkumiyet hükmü tesisi,
Yasaya aykırı ve sanıklar …, …, …, …, …, … müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesinden başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 11.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.