Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2010/23696 E. 2013/5350 K. 26.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/23696
KARAR NO : 2013/5350
KARAR TARİHİ : 26.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit, 6136 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanık müdafi Av. … …’nın 24.04.2007 tarihli çekilme dilekçesi sanığa yöntemince tebliğ edilip, CMK’nın 149. ve 150. maddeleri uyarınca yeni bir müdafii seçme yada mahkemece görevlendirilmesini isteme olanağı sağlanmayarak savunma hakkının kısıtlanması,
2- TCK’nın 62. maddesinde öngörülen “failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri” gibi hususlar değerlendirilmeden, yetersiz gerekçe ile takdiri indirimin uygulanmaması,
3- Adli sicil kaydına göre mükerrir olan sanık hakkında koşulları bulunmasına karşın, TCK’nın 58. maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
4- TCK’nın 53/1-c bendinde yer alan hak yoksunluğunun kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ve 53/1-a,b,d,e bentlerindeki hak yoksunlukları bakımından mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık …’nin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 26/02/2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞIOY:

Sanık aleyhine temyiz olmadığından, TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması bozma değil eleştiri konusu yapılmalıydı. Bu nedenle yüksek çoğunluğun (3) nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.