YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/24964
KARAR NO : 2010/20493
KARAR TARİHİ : 08.12.2010
Görevi yaptırmamak için direnme suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 265/1, 62. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 58/6-7 maddesi gereğince cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre yerine getirilmesine dair … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/01/2010 tarihli ve 2008/198 esas, 2010/5 sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 06.09.2010 gün ve 2010/54348 sayılı yazısı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.09.2010 gün ve 2010/216825 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi:
Tebliğnamede “Sanığın tekerrüre esas … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/04/2007 tarihli, 2006/383 esas, 2007/196 sayılı kararma konu 80 Türk lirası sabıkası bulunduğu gerekçesiyle, incelemeye konu suçtan verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş ise de, Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 19/03/2008 tarihli ve 2008/2761-5122 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 8/1. maddesinde yer alan “Bölge adliye mahkemelerinin, 26.9.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmi Gazetede ilan edilecek göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 322 nci maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ila 326 nci maddeleri uygulanır…,” şeklindeki düzenleme ile 1412 sayılı Kanun’un 305/1-1 ve 305/2. maddelerine göre ikimilyar liraya kadar olan para cezalarının kesin olması ve tekerrüre esas alınamayacak olmaları karşısında, sanığın sabıkasına esas önceki para cezasının ikibin yeni Türk lirasının altında olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
Gereği görüşüldü;
5320 sayılı Ceza Yargılaması Yasasının Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 8. maddesin 1. fıkrasında “”Bölge adliye mahkemelerinin, 26.9.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2. maddesi uyarınca Resmi Gazetede ilan edilecek göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 322. maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ila 326. maddeleri uygulanır.” 5219 sayılı Yasa iie değişik 1412 sayılı C.Y.Y.’nın 305/2 maddesinde “İki milyar liraya kadar (iki milyar dahil) para cezalarına dair olan hükümler, temyiz olunamaz.” Aynı yasa maddesinin son fıkrasında ise “Bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz. Ancak haklarında 343. madde hükümleri dairesinde Yargıtay’a başvurulabilir.” hükümleri yer almaktadır.
Y.C.G.K.’nun 5.5.2009 tarih ve 2009/2-115 sayılı kararında da, “……….. 5237 sayılı TCY’nın 50. maddesinde, 647 sayılı Yasanın 4. maddesindeki düzenlemeye benzer şekilde “Uygulamada asıl mahkûmiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen adli para cezası veya tedbirdir” hükmüne yer verilmesine karşın, “Bu hükmün uygulanması, kanun yollarına başvurmada engel teşkil etmez” hükmüne yer verilmemesi nedeniyle, gerek 5237 sayılı Yasanın 50. maddesi uyarınca kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezaya seçenek olarak hükmedilen, gerekse 52. madde uyarınca doğrudan hükmedilen 2 milyar lirayı (2.000 TL’yi) aşmayan adli para cezalarına ilişkin hükümler kesin niteliktedir…..” denilerek 5237 sayılı T.C.Y. döneminde, hangi hükümlerin kesin nitelikte olduğu açıklığa kavuşturulmuştur.
İncelenen dosyada, mahkemece 5237 sayılı T.C.Y.’nın 58. maddesi uygulamasına esas alınan önceki hükümlülüğün, sanığa … 3. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 5237 sayılı T.C.Y.’nın 203/1, 62/1 ve 52. maddeleri uyarınca verilen 80 TL adli para cezasına ilişkin olduğu görülmektedir. Söz konusu mahkumiyetin, (2.000) liranın altında kalan para cezasına ilişkin olması nedeniyle tekerrür uygulamasına dayanak oluşturmayacağı ve sanık hakkında 5237 sayılı Yasanın 58. maddesinin uygulanamayacağı açıktır.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, görevi yaptırmamak için direnme suçundan sanık … hakkında, … 3. Asliye Ceza Mahkemesince verilip kesinleşen 20.1.2010 gün ve 2008/198-2010/5 sayılı kararın, 5271 sayılı C.Y.Y.’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, anılan yasa maddesinin 4/d fıkrasına göre, karardaki hukuka aykırılık, hükmün Yargıtay tarafından düzeltilmesini gerektirmekle; T.C.Y.’nın 58. maddesi gereğince sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejimi ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kısmın hükümden ÇIKARILMASINA, kararın ooûr yönlerinin olduğu gibi bırakılmasına, 08.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.