Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2010/28879 E. 2012/22212 K. 01.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/28879
KARAR NO : 2012/22212
KARAR TARİHİ : 01.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yalan tanıklık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, kendisine atanan zorunlu müdafiiden haberdar edilmeyen sanığın, yokluğunda verilen ve müdafiine tebliğ edilip temyiz edilmeyen karar hakkındaki temyiz talebinin süresinde olduğuna yönelik Mahkemece verilen ek kararın yerinde olduğu anlaşılmakla, dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen yalan tanıklık eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak, temel ceza belirlenirken uygulama maddesi olarak TCK’nın 272. maddesi yanında, yanılgı sonucu olayda uygulama yeri bulunmayan 270. maddesinin de yazılması,
Yasaya aykırı, sanık …’nun temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye uygun olarak, temel ceza belirlenirken uygulama maddesinin yanında yanlışlıkla gösterilen TCK’nın “270.” maddesinin hükümden çıkartılması, biçiminde DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri Yasaya uygun bulunan hüküm, bu bağlamda ONANMAK suretiyle 5320 sayılı Yasanın 8/1.madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322.maddesi uyarınca davanın esasına, 01/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.