YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/31433
KARAR NO : 2011/9152
KARAR TARİHİ : 29.06.2011
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İftira
HÜKÜM : Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Anayasanın 141, 5271 sayılı CYY.nın 34, 230 ve 1412 sayılı CYY.nın 308/7. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet Savcısını ve herkesi inandıracak ve de Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde olması, Yargıtay’ın gerekçelerde tutarlılık denetimini yapması ve bu açıdan gerekçelerde disiplin işlemini yerine getirmesi için; mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddianın savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması gerektiği gözetilmeden ve bu ilkelere uyulmadan hüküm kurulması,
2- Başka suçtan cezaevinde hükümlü bulunan sanığın CYY.nın 196. maddesi uyarınca ifadelerini esas mahkemesi huzurunda vermeye ve duruşmadan bağışık tutulmaya yönelik isteğinin bulunup bulunmadığı sorulmamak suretiyle savunma hakkının sınırlandırılması,
3- Soruşturma evresinde düzenlenen bir kısım onaysız fotokopiden ibaret belgeler esas alınmak suretiyle hüküm kurularak, CYY.nın 209.maddesine uyulmaması,
4- Kabule göre,
a- Sanığın görevlilere ibraz ettiği emanetteki kimlik belgesinde geçen bir kişinin gerçekte bulunmaması durumunda eyleminin görevlilere yalan beyanda bulunma suçunu oluşturması karşısında, bu isimde bir kişinin bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b- Sanığın soruşturma aşamasında gerçek kimliğini açıklayarak gerçeğe dönmesi nedeniyle TCY.nın 269. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
c- 5237 sayılı TCY.nın 53/1-c bendinde yer alan hak yoksunluğunun sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar,diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ve 53/l-a,b,d,e bentlerindeki hak yoksunlukları bakımından mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
d- Sanığın adli sicil kaydına göre daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı 3 aydan fazla hapis cezasına mahkum olmaması ve hakkında TCY.nın 62.maddesinin uygulanması karşısında, aynı Yasanın 51.maddesi uyarınca, yargılama sürecinde pişmanlık gösterip göstermediği hususu irdelenerek bir karar verilmesi gerekirken, yasal gerekçe gösterilmeden, sabıka kaydına dayanılarak hükmolunan cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi,
e- Duruşma bitiminde verilen ve hükmün esasını oluşturan kısa kararda yargılama giderinin miktar ve dökümünün gösterilmemesi suretiyle CYY.nın 324. maddesine uyulmaması,
Yasaya aykırı ve sanık …’ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 29.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.