YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/14342
KARAR NO : 2012/22489
KARAR TARİHİ : 02.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : İmar kirliliğine neden olma, mühür bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Her ne kadar temyiz dilekçesi yasal süreden sonra verilmiş ise de, sanığın yokluğunda verilen hükümlerin “tefhim veya tebliğ” tarihinden itibaren 7 gün içinde Yargıtay’da temyiz edilebileceği belirtmiş olmakla temyiz süresi konusunda tarafları yanılgıya sevk edecek ifade kullanıldığı ve yasa yoluna başvuru şeklinin eksik gösterildiğinin anlaşılması nedeniyle temyizin süresinde olduğu kabul edilmiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın temyiz dilekçesinde, mühürleme yapılmadığını iddia etmesi ve 30/05/2006 tarihli yapı tatil tutanağında inşaatın mühürlendiğine dair bir kayıt bulunmadığının anlaşılması karşısında, tutanak düzenleyicileri tanık sıfatıyla dinlenerek, fiili mühürleme yapılıp yapılmadığının sorulması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik kovuşturma ile hüküm kurulması,
2-Kabule göre;
a)Sanık hakkında, imar kirliliğine neden olma suçundan belirlenen özgürlüğü bağlayıcı cezanın paraya çevrilmesi sırasında, uygulanan yasa maddesinin belirtilmemesi suretiyle CMK’nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
b)5237 sayılı TCK’nın 52/4 maddesine göre adli para cezası taksitlendirilirken, infazda duraksamaya neden olacak şekilde taksit aralığının gösterilmemesi,
c)Adli sicil kaydına göre sabıkasız olan ve olumlu olarak değerlendirilen kişiliği nedeniyle TCK’nın 62 ve 50. maddeleri uygulanan sanık hakkında, sanığın hangi kişilik özelliği ve duruşmadaki tutum ve davranışının olumsuz olarak değerlendirildiği denetime olanak verecek biçimde gerekçeye yansıtılmadan, olaya uygun düşmeyen “sanığın yargılamadaki tutum ve davranışı, dosya içeriği, geçmişteki haline binaen ve ayrıca hükmün açıklanmasının ertelenmesi şartlarının oluşmadığına mahkemenin kanaat getirdiği” biçimindeki yetersiz gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
d)5237 sayılı TCK’nın 61/9. maddesinin 19/12/2006 tarihinde yürürlüğe girmesi ve somut olayda uygulama olanağının bulunmaması nedeniyle seçenek adli para cezasının alt sınırının, suç tarihine göre 5 gün olduğu gözetilmeden, sanık hakkında mühür bozma eyleminden dolayı fazla gün para cezası belirlenmesi,
Yasaya aykırı ve sanık …’ün temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 02.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.