Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2011/23397 E. 2012/4063 K. 28.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23397
KARAR NO : 2012/4063
KARAR TARİHİ : 28.02.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İmar kirliliğine neden olmak
HÜKÜM : Hükümlülük

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak ;
1- Suç tarihinin yapı tatil zaptının düzenlendiği 29.11.2004 olması ve 12.10.2004 tarihi ile 01.06.2005 tarihleri arasında 765 sayılı TCY ve 647 sayılı Yasanın yürürlükte olması karşısında, , 23.07.1938 gün, 23/8. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi, Ceza Genel Kurulu ve Özel Dairelerin kararlarında açıkça belirtildiği üzere, suç tarihinde yürürlükte bulunan yasalar ile sonradan yürürlüğe giren Yasanın olaya ilişkin tüm hükümleri uygulanarak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunan lehe yasanın uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Sanık hakkında alt sınırdan verilen ve ertelenen 10 ay hapis cezası ile ilgili olarak TCY’nun 51/3 maddesi uygulanırken, gerekçesiz olarak alt sınırın aşılarak 2 yıl denetim süresinin belirlenmesi,
3- Yakınanın 12.05.2006 havale tarihli katılma istemine ilişkin, 24.05.2006 tarihli duruşmada hazır bulunan sanık müdafiine diyecekleri sorulmadan yakınanın davaya katılmasına karar verilerek CYY.nın 238/3.maddesine aykırı davranılması,
4- Suça konu taşınmazın bulunduğu yerin belediye sınırları içinde olup olmadığı ve özel imar rejimine tabi yerlerden olup olmadığı hususları araştırılıp belgelendirilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması,
5- Kabule göre de;
5271 sayılı CMK.nın 231/6-c bendinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının koşullarından biri olan “suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesinin, mağdur ya da kamuya verilen maddi, ölçülebilir somut zararın sanık tarafından giderilmesidir. 5237 sayılı TCK.nın 184. maddesinde düzenlenen imar kirliliğine neden olma suçunda, aynı maddenin beşinci fıkrasına göre failin, ruhsatsız ya da ruhsata aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar planına ve ruhsatına uygun hale getirmesi halinde açılmış olan kamu davası düşecek olup, hükmolunan ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkacağından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi mümkün olmayacaktır. TCK.nın 184. maddesinde tanımlanan suçun işlenmesi ile kamuya doğrudan maddi bir zarar verilmiş olmadığından, CMK.nın 231. maddesinin uygulanması ya da uygulanmamasında, 6. fıkrada gösterilen objektif ve sübjektif şartların bulunup bulunmadığı değerlendirilmeli, zararın giderilmesi gerektiği şeklindeki şart bu suçta gözetilmemelidir.
Yargılamaya konu somut olayda; daha önce eski hükümlülük kararı bulunmayan ve geçmişteki hali ve ileride suç işlemekten çekineceği hususunda kanaat oluşması nedeniyle cezası ertelenen sanık hakkında ” imara aykırı yapılarda ruhsatın alınmaması suretiyle belediyenin gelirlerden de yoksun bırakıldığı dolayısıyla bir zararının da bulunduğu ” şeklindeki yasal olmayan gerekçelerle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve sanık … müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 28.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.