Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2011/3542 E. 2012/20017 K. 09.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/3542
KARAR NO : 2012/20017
KARAR TARİHİ : 09.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
Eyleme ve yükletilen suça yönelik katılan … vekilinin temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, 09.10.2012 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY:
1- Selçuk Üniversitesi … Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü İç Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. … hakkında;
…’ın, eşi …’ı muayene ederek 100 TL alarak makbuz istendiğinde de, “yok, bir daha gelince ücretsiz muayene olursun” diyerek makbuz vermeyerek ücreti kayıtlara intikal ettirmediğinden bahisle Selçuk Üniversitesi Rektörlük makamına 04.10.2007 günlü dilekçe verdiği,
… Tıp Fakültesi Dekanlığınca şikayet üzerine soruşturmacı olarak görevlendirilen Prof. Dr. … …’in düzenlendiği raporun Netice ve Kanaat bölümünde, ” kendisini Dr. …’un muayene ettiğini belirten hastalardan Dr. …’un elden para aldığını söyleyen çok sayıda hasta çıkmış, …’da Romatoloji dalında tek hekim olması sebebiyle şikayetçi olurlarsa hekimsiz ve tedavisiz kalacakları korkusuyla şikayetçi olmayacaklarını belirtmişlerdir. Ancak dört hastanın şikayetçi olduklarına dair dilekçe verdiklerini’ belirterek, Doç. Dr. …’un, … Tıp Fakültesi Döner Sermayesine ödenmesi gereken özel muayene ücretini makbuz kestirmeden elden şahsen tahsil ederek kurumu zarara uğratması nedeniyle “lüzumu muhakemesine” gerek bulunduğuna dair 10.07.2008 günlü raporunu Selçuk Üniversitesi … Tıp Fakültesi Dekanlığına sunduğu,
… Tıp Fakültesi Dekanlığı Disiplin Kurulunun 23.09.2008 gün ve 2 sayılı toplantısında Doç. Dr. …’un … Tıp Fakültesi Döner Sermayesine ödenmesi gereken özel muayene ücretini şahsen tahsil ettiğinin sabit olduğundan Yükseköğretim Kurumları Yönetici Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliğinin 9/c ve 13 ncü maddeleri uyarınca brüt aylığının 1/2’si oranında kesinti yapılmasının uygun olduğuna dair verilen kararın Rektörlük makamı tarafından da uygun görüldüğü, sanık tarafından verilen cezaya karşı yapılan itirazın Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun 24.02.2009 gün ve 2009/47 sayılı kararı ile reddedilerek cezanın onaylandığı,
Disiplin cezasının iptali istemiyle … 2. İdare Mahkemesine açılan davanın da, ‘birbiriyle bağlantısı olmayan farklı kişilerin (hastaların) davacının muayene ücretini makbuzsuz bir şekilde elden aldığı yönünde beyanlarının bulunduğu, ……hastane döner sermayesine makbuz karşılığı ödenmesi gereken muayene ücretinin davacı tarafından makbuzsuz olarak elden alınması suretiyle davacının görevi ile ilgili her ne suretle olursa olsun çıkar sağladığı fiilini işlediği sonuç ve kanaatine varılarak reddine karar verildiği,
Sanık hakkında yapılan soruşturma sonrası düzenlenen ‘Lüzumu muhakeme’ kararını itirazen inceleyen Danıştay 1. Dairesince 19.02.1999 gün ve 2009/93 esas-2009/346 sayılı karar ile Lüzumu muhakeme kararının onanmasına, sanığın eylemine uyan Türk Ceza Kanunu’nun 257. maddesi uyarınca yargılanmasına, dosyanın … Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine dair oybirliği ile verdiği,
Kovuşturma aşamasında da, yeminli olarak dinlenen, sanık doktorun hastası ve hasta yakını olduğu soruşturmacı tarafından tespit edilen ve aralarında önceye dayalı aynı sanığın hastası olmak dışında bir tanışıklıkları ve yakınlıkları olmayan, sanığa da iftira atmalarını gerektirecek husumetleri bulunduğu iddia ve ispat olunmayan soruşturma esnasında verdikleri dilekçeler ile alınan beyanlarını yineleyen tanıklar, …, …, …, … ve …’ın, ‘doktor sanığın, hastane döner sermayesine makbuz karşılığı ödenmesi gereken muayene ücretini makbuzsuz olarak elden aldığını’ ifade ettikleri ve bu beyanlarında birbiriyle örtüştüğü, aşamalardaki anlatımlar ile de uyarlılık gösterdiği,
Anlaşıldığından; sanığın üzerine atılı suçun sübuta erdiği düşünülmeden ve yeminli dinlenen tanık anlatımları ile diğer deliller de yöntemince tartışılıp reddedilmeden ‘soyut iddia dışında kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediğinden’ söz edilerek yasal olmayan ve yetersiz gerekçe ile sanığın beraatine karar verilmesi,
2- Kabule göre de;
Beraat eden sanık lehine hükmedilen vekalet ücretinin ‘hazine’ yerine katılandan tahsili ile sanığa verilmesine karar verilmesi,
Nedenleriyle kararın bozulması düşünce ve kanaatiyle çoğunluk görüşüne katılmıyorum.