Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2011/9853 E. 2012/21535 K. 30.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/9853
KARAR NO : 2012/21535
KARAR TARİHİ : 30.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- TCK’nın 184/4. maddesinin; “Üçüncü fıkra hariç, bu madde hükümleri ancak belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır” hükmü uyarınca, özel imar rejimine tabi olmayan mücavir alanda veya köy ve mezralarda, anılan maddenin 1.fıkrasının uygulanamaması ve … İli Nilüfer İlçesi Kayapa Belediye Başkanlığının 01.07.2008 tarihli yazısında, … Köyü … Mahallesinin belediye mücavir alan içerisinde kaldığı ve özel imar rejimine tabi olmadığının belirtilmesi karşısında, sanığın, belediye mücavir alan sınırları içerisinde kalan, ortağı ve temsilcisi olduğu şirkete ait taşınmaza, ruhsata aykırı olarak ara kat yapma eyleminin, imar kirliliğine neden olma suçunu oluşturmayacağı ve binanın bulunduğu yer itibariyle TCK’nın 184/1. maddesinin uygulanamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
CMK’nın 231/6-c maddesi hükmünün, sanığın mağdur veya kamuya verdiği maddi zararın karşılığı olan paranın ödenmesini gerektiren somut olaylarda uygulanabileceği, dosyadaki bilgi ve belgelere göre; sanığın ortağı ve temsilcisi olduğu şirkete ait taşınmaza ruhsata aykırı olarak ara kat yaptığının saptanması ve bu nedenle yargılamaya konu olayda sanık tarafından kişilere veya kamuya ödenmesi gereken somut, maddi bir zarar bulunmaması karşısında; TCK’nın 184/5.maddesinde yer alan etkin pişmanlık ve CMK’nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulama olanağının, birbirinden bağımsız olarak ele alınıp değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, “kamunun uğradığı zararın suçtan önceki hale getirmek suretiyle giderilmediği “biçimindeki yasal olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmamasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve sanık … müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 30.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.