Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2012/10254 E. 2013/21649 K. 10.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/10254
KARAR NO : 2013/21649
KARAR TARİHİ : 10.09.2013

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, sanığın huzurunda verilen hükümde CMK’nın 232/6. maddesine aykırı olarak yasa yoluna başvuru tarihinin “tebliğ veya tefhimden” itibaren başlayacağı belirtilerek yanıltıcı ibare kullanılması nedeniyle bildirim hukuken geçersiz ve temyiz isteğinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kamu görevlileri veya sivil vatandaşa yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir. Önce dava dosyasından oğlu aracılığıyla suret alma istemi sonra da telefonla görüşme talebi reddedilen sanığın mahkeme kalemine gelerek Trabzon 2. Sulh Hukuk Mahkemesi yazı işleri müdürü olan mağdura yönelik söylediği “benim işimi kim yapmadı, sizin gibiler yüzünden bu hale geldik, nezaketsiz, sen kimsin ki benimle telefonla konuşmazsın” şeklindeki ifadeleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanığın mağdura yönelttiği sözlerin, mağdurun onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, ağır eleştiri niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, kanuni olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçe ile mahkumiyet kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık M.. P..’in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 10/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.