Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2012/12352 E. 2013/32237 K. 16.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/12352
KARAR NO : 2013/32237
KARAR TARİHİ : 16.12.2013

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Katılanın cep telefonuna gelen mesajlar Cumhuriyet Savcısı tarafından tutanakla tespit edilmiş ise de, kısa mesajları gönderen numaraya yer verilmeyen tutanağa göre katılanın telefonuna 12.12.2005 tarihinde saat 21:15’de gönderilen “… ben …, bizle iyi oynadın biz sana güvenmiyorduk, anneme biliyoruz, cezasını siz çekeceksiniz, biz annemin gelin olmasını bekliyoruz, sizin kalplerinizden öpeceğim ben … bey” ve 12.12.2005 tarihinde saat 18:54’de “ben … ilk kurban kardaşın olacak ellerinden öpecem” şeklinde iki adet kısa mesaj geldiği, arama aranma kayıtlarında 12.12.2005 tarihinde saat 21:15’de sanığa ait olan ancak sanığın 1992 doğum tarihli oğlu … tarafından kullanıldığı iddia edilen 538 641 14 55 nolu telefon ile katılanın telefonuna dört adet kısa mesaj gönderildiği, saat 18:54’de mesaj gönderilmediği, katılanın kısa mesaj gönderen numarayı telefonuna “…” olarak kaydettiğini ifade etmesi, sanığın kendi adına kayıtlı telefonu oğlunun da kullandığını savunması, …’ın, hakkında beraat kararı verilen diğer sanık …’ın, …’nın ise sanık …’ın oğlu olması karşısında, mesaj içerikleri de göz önüne alındığında; sanığın oğlu … ile hakkında beraat kararı verilen diğer sanık … ‘ın oğlu … dinlenmeden, eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
a-Suç tarihi 12.12.2005 olduğu halde gerekçeli karar başlığına Aralık 2005 yazılması,
b-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun, Dairemizce de benimsenen 03.02.2009 tarih ve 11-250/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi CMK’nın 231/6-c bendindeki zarar kavramının belirlenebilir, ölçülebilir, somut (maddi) zarara ilişkin olup manevi nitelikteki zararı kapsamadığı gözetilmeden, mağdurun ne şekilde maddi nitelikte bir zararının olduğu da açıklanmadan, sanığın hukuksal durumunun, maddedeki diğer kanuni ölçütlere göre değerlendirilmesi yerine “mağdurun uğradığı zarar giderilmediği” şeklindeki kanuni olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
c-Sanığın, Cumhuriyet Savcısı tarafından tespit edilen tutanaktaki gibi iki ayrı kısa mesajla tehdit ettiği kabul edildiği halde, cezanın TCK’nın 43. maddesi ile artırılmaması,
Kanuna aykırı ve sanık …’ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK’nın 326/ son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 16/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.