Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2012/25829 E. 2013/30115 K. 28.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/25829
KARAR NO : 2013/30115
KARAR TARİHİ : 28.11.2013

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Cinsel taciz, tehdit
HÜKÜM : Düşme, beraat

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Tehdit fiili, kişinin ruh dinginliğini bozan, iç huzurunu, bilinç ve irade özgürlüğünü ihlal eden bir olgudur.
Tehdit suçunun manevi öğesi genel kasıttan ibaret olup, suçun yasal tanımındaki unsurlarının bilerek ve istenerek işlenmesini ifade eder.
Haksız bir fiilin kendisinde husule getirdiği şiddetli öfke ve elemin (gazabın) failin iradesini etkileyen bir etken olarak kusur yeteneğinde meydana getirdiği azalma, koşulları varsa ancak yasal indirim nedeni olarak kabul edilebilir ise de, önceden kastı kaldıran ve suçun oluşumunu engelleyen bir husus olarak kabulü mümkün değildir.
Bu bağlamda, sanığın mağdura yönelttiği “beni şikayet edersen … kazık sokarım” sözleri tehdit suçunu oluşturduğu halde, “sanığın söylediği sözlerin müştekide ciddi korku ve endişe yaratacak mahiyette olmadığı ve tehdit kastı taşımadığı” şeklindeki kanuni olmayan gerekçe ile beraat hükmü kurulması,
2- Cinsel taciz suçundan kurulan hükmün temyizine gelince;
Sanığın, eyleminin iddianamede “müştekiyi elle ve ‘kız vercen mi’ sözleriyle cinsel yönden taciz ettiği” biçiminde açıklanması karşısında, eylemin TCK’nın 102/1. maddesinde düzenlenen cinsel saldırı suçunu oluşturabileceği, kanıtları değerlendirme ve suçu nitelendirme görevinin asliye ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek, görevsizlik kararı verilmesi yerine, yargılamaya devamla cinsel taciz suçundan düşme kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 28/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.