Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2012/28141 E. 2013/26517 K. 24.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/28141
KARAR NO : 2013/26517
KARAR TARİHİ : 24.10.2013

Görevi yaptırmamak için direnme ve görevliye hakaret suçlarından sanık … hakkında yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine dair, Bulancak Asliye Ceza Mahkemesince verilen 25/07/2007 tarih ve 2007/30 esas, 2007/431 karar sayılı hükmün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine,
Dairemizin 26.12.2011 … ve 2009/28615 esas, 2011/25051 sayılı kararıyla;
“2- Sanıklar müdafiinin temyiz isteğinin incelenmesine gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCY.nın 7/2 madde ve fıkrası uyarınca sanıklar yararına olan 5728 sayılı Yasanın 562.maddesinin 1. fıkrası ile CYY.nın 231/5 madde ve fıkrasında öngörülen, hükmolunan cezanın geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve söz konusu 562. maddesinin 2. fıkrası ile de CYY.nın 231/14 madde ve fıkrasındaki, suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması koşulunun kaldırılması karşısında, sanık …’ın adli sicil kaydındaki ilam getirtilerek hükümlülüğün ceza kararnamesi ile verilip verilmediği araştırılarak mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanıklar …, …, …, …, … müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce kısmen yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN başkaca yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, ” karar verilmiştir.
I- İTİRAZ NEDENLERİ
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/07/2012 tarihli kararı ile Dairemize gönderilen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13/02/2012 … ve 2007/280204 sayılı yazısı ile;
” Sanığın adli sicil kaydında yer … hükme göre;
Giresun Sulh Ceza Mahkemesince 28.04.2004 … ve 227-445 sayılı ilamı ile, 07.12.2003 tarihinde işlenen kasten yaralama suçundan, 765 sayılı TCY’nın 456/4, 51/1,59/2 ve 647 sayılı Yasanın 6. maddeleri uyarınca verilen 216.739.000 TL para cezasının ertelendiği, hükmün 06.05.2004 tarihinde kesinleştiği ve 5 yıllık deneme süresi içinde uyuşmazlık konusu suçun işlendiği anlaşılmaktadır.
Tüm bu açıklamalar ışığında, adli sicil kaydında kasten yaralama suçundan bir mahkûmiyet hükmü bulunması nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının sanık hakkında uygulanması koşulları oluşmadığı, kaldı ki, sözkonusu mahkumiyet hükmünün ceza kararnamesi ile kurulmuş olsa dahi … Dairece bu konunun bozma nedeni sayılması isabetli bulunmamaktadır. Yerel mahkeme hükmünün onanmasına karar verilmesi gerekmektedir.
Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle itirazın kabulü ile,
1-Yüksek Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin, 26.12.2011 tarih ve 2009/28615 esas, 2011/25051 sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2- Bulancak Asliye Ceza Mahkemesince verilen 25.07.2007 … ve 2007/30 – 2007/431 esas karar sayılı hükmünün ONANMASINA,
Karar verilmesi itirazen arz ve talep olunur.” isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü:

II- KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz gerekçeleri yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK’nın 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE,
Dosyanın incelenmesinde, sanık …’ın adli sicil kaydında yer …, Giresun Sulh Ceza Mahkemesinin 06.05.2004 kesinleşme tarihli, 765 sayılı TCK’nın 456/4, 51/1, 59/2 maddeleri uyarınca verilen 216.739.000 TL erteli adli para cezasına ilişkin ilamının, suç tarihi itibariyle silinme koşullarının oluşmadığı ve bu nedenle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun objektif koşullarının bulunmadığı anlaşıldığından,
Dairemizce verilen 26.12.2011 … ve 2009/28615 esas, 2011/25051 karar sayılı bozma kararının, sanık … yönünden KALDIRILMASINA,
Bulancak Asliye Ceza Mahkemesince verilen 25/07/2007 tarih ve 2007/30 esas, 2007/431 karar sayılı hükmün yeniden incelenmesi sonucu;
Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme ve görevliye hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; böylece olaylara ilişkin sorunlarda gerekçenin yeterli bulunduğu,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezaların yasal bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından sanık … müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE sanık … hakkındaki HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dairemizin 26.12.2011 … ve 2009/28615 esas, 2011/25051 karar sayılı ilamında yer … diğer sanıklarla ilgili hususların olduğu gibi bırakılmasına, 24.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.