YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/34186
KARAR NO : 2013/32015
KARAR TARİHİ : 12.12.2013
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından sanık …’ın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 12.12.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞIOY:
Sanığın beş gün arayla mağduru arayıp hakaret ettiği olayda; mağdurun polis karakolunda 155 imdat hattında telefona çıkan görevli olduğu ve iki olayda da sanığın telefonla aradığında aynı mağdurla konuştuğu ve hakaret ettiği konusunda, kabule göre uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Sorun, sanığın beş gün arayla iki kez telefonla arayıp hakaretli sözler sarf ettiği mağdurun aynı kişi olması karşısında, fiilinin iki ayrı suç mu yoksa zincirleme suç mu kabul edileceğidir.
Bu suçun mağduru aynı kişi olduğuna ve kısa zaman aralığında, aynı suçun aynı mağdura karşı işlenmiş olmasına göre, sanık hakkında, iki ayrı suçun değil, 5237 sayılı TCY’nın 43/1’nde yer alan, “Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır” hükmünün uygulanması gerekir.
Diğer yandan, sanığın, aradığı telefona aynı mağdurun çıkacağını bilebilecek durumda olmaması durumu, işlenen suçun mağdurunun aynı kişi olması gerçeği karşısında, iki ayrı hakaret suçunun uygulanmasını gerektirmez. Çünkü ikinci kez hakaretin mağduru farklı kişi olsaydı, kuşkusuz, ikinci bir hakaret suçunun unsurlarının oluştuğundan söz edilecekti. İki ayrı aramasında hakarete maruz kalanın aynı mağdur olması, tesadüfen veya sanığın aynı mağdurun nöbetçi olduğunu bilerek araması şeklinde de olsa, ikinci bir mağdur söz konusu olmadığına göre, sanığın farklı olaylarla ilgili olarak mağduru aramış olması, TCY’nın 43/1’nci maddesindeki, “aynı suçu işleme” iradesini ortadan kaldırmaz.
Bu nedenlerle, sanık hakkında iki ayrı hakaret suçunun değil, zincirleme suç hükmünün uygulanması gerektiğinden çoğunluk görüşüne iştirak edilmemiştir.