YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/12543
KARAR NO : 2015/28267
KARAR TARİHİ : 04.05.2015
Tebliğname No : 4 – 2011/142235
MAHKEMESİ : Edirne 4. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 25/01/2011
NUMARASI : 2008/429 (E) ve 2011/7 (K)
SUÇ : Tehdit
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Selimiye Devlet Hastanesi’nde doktor olan sanığın, muayene için gelen katılana düzenlediği reçetedeki ilaçları İlçedeki Doruk Eczanesi’nden almasını söylemesi nedeniyle katılanın hastane bünyesindeki hasta hakları birimine başvuruda bulunup şikayetçi olduğunu öğrenmesinden sonra şikayetinden vazgeçirebilmek için ilaç tanıtıcısı bir tanıdığı aracılığıyla gönderdiği mektupta “gel özür dile yada 2016’da hapisten çık” dediği, ayrıca katılanın kendisini şikayetinden dolayı mukabil olarak Edirne Cumhuriyet Başsavcılığına ve Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesine hitaben yazdığı ve katılanın iftira suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılması istemini içeren, gerçekte işleme koymadığı dilekçe fotokopilerini de gözdağı vermek amacıyla katılana ulaştırdığı, bu yöntemle katılanı şikayetinden vazgeçiremeyen sanığın mektup üzerine bürosuna gelen katılana şikayetinden vazgeçmemesi halinde okul hayatını bitireceğini söylediği ve ertesi gün gelip şikayetten vazgeçme dilekçesini imzalamasını istediği, bilahare sanığın hastanedeki odasına gelen katılanın, sanık tarafından benzer sözlerle zorlanıp yönlendirilerek vazgeçme dilekçesini imzaladığı olayda, sanığın iki ayrı tarihte gerçekleştirdiği eylemlerinin bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirilen ve TCK’nın 107/1. maddesinde tanımlanan hakkı olan bir şeyi yapacağından bahisle müştekiyi yükümlü olmadığı şikayetten vazgeçme eylemine zorladığı ve eyleminin şantaj suçunu oluşturduğu gözetilmeden hatalı nitelendirme ile tehdit suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi,
2-Kabule göre de;
Tehdit suçunun imzasız mektup ile işlenilmesi halinde, bu nitelikli unsurun uygulanabilmesi için, kimin tarafından yazıldığının muhatabınca anlaşılamamış olması gerekmektedir. Somut olayda, katılanın kimliği meçhul kişi tarafından aranıp kendisine sanığa ait mektup verileceği belirtilerek randevu istenmesi ve bu suretle mektubun sanık tarafından yazıldığının katılanca bilindiğinin anlaşılması karşısında; suça konu mektubun ne surette “imzasız” sayılacağı açıklanıp tartışılmadan ve nitelikli tehdit suçunun “imzasız mektup” öğesinin oluşmadığı gözetilmeden, TCK’nın 106/2-b maddesi ile hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık H.. Y.. müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce kısmen yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 04/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.