YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/12625
KARAR NO : 2015/27334
KARAR TARİHİ : 20.04.2015
Tebliğname No : 4 – 2011/156921
MAHKEMESİ : İstanbul(Kapatılan) Anadolu 4. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 25/11/2010
NUMARASI : 2009/399 (E) ve 2010/797 (K)
SUÇLAR : Tehdit, yaralama
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyizindeki “aleyhe” kelimesinin maddi hata niteliğinde olduğu, temyizin özü itibariyle sanığın lehine olduğu kabul edilerek, dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen tehdit ve yaralama eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Tehdit suçundan hüküm kurulurken, hesap hatası nedeniyle sonuç ceza 6 ay 7 gün yerine, 5 ay 22 gün hapis olarak eksik belirlenmiş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükümleri etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
Sanığın adli sicil kaydındaki mahkumiyetlerinin onsekiz yaşından önce işlediği suçlara ilişkin olması karşısında, sanık hakkında TCK’nın 58/5. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık …. ile O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye aykırı olarak, “tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin kısımların karardan çıkarılması” biçiminde DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükümler, bu bağlamda ONANMAK suretiyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca davanın esasına, 20/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.