Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2013/14128 E. 2015/29241 K. 18.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/14128
KARAR NO : 2015/29241
KARAR TARİHİ : 18.05.2015

MAHKEMESİ : Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1)UYAP sisteminden alınan güncel nüfus kaydına göre, sanık …’un, hükümden sonra 25/06/2012 tarihinde öldüğü,
Anlaşıldığından O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri yerinde bulunmakla, 5237 sayılı TCK’nın 64 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca KAMU DAVASININ DÜŞMESİNE,
2)Sanık … hakkındaki hükme yönelik temyize gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Görevsizlik kararı, CMK’nın 191/3-b maddesine göre iddianame yerine geçen suçlama belgesidir. Bu nedenle görevsizlik kararının da tıpkı iddianame gibi CMK’nın 170/3. maddesine gösterilen unsurları içermesi gerekir. Ancak, CMK’nın 225. maddesi uyarınca hükmün konusu, iddianamede açıklanan fiildir. İddianamede yer verilmeyen eylemlere ilişkin yargılama yapılamayacağı gibi iddianame anlatılmayan eylemlere eklemeler yapılarak yeni iddialar oluşturularak görevsizlik kararı da verilemez. Görevsizlik kararı, iddianamede açık ve detaylı şekilde gösterilen fiilin, Cumhuriyet savcılığında yanlış nitelendirilmesi esasına dayanır. Bu nedenle mahkemeler, CMK’nın 225/2. maddesine göre fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir. Kovuşturma aşamasında yüklenen suçun hukuken nitelendirilmesinde değişiklik olursa, CMK’nın 226. maddesi gereğince sanığın yeniden savunmasının alınması gerekir. Mahkemenin, eylemin nitelendirilmesinden farklı bir olgu olan, iddianamede anlatılan eylemin, soruşturma aşamasında elde edilen kanıtlara uygun olmadığı şeklinde bir kanıya varması halinde, ek iddianame düzenlenip düzenlenmeyeceği hususunun takdiri ve ifası için dosyayı Cumhuriyet Başsavcılığına gönderebilir.
Somut olayda; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 24.06.2009 tarih ve 2009/1282 numaralı iddianamesinde, sanıkların ayrı ayrı telefon ederek mağduru tehdit ettikleri iddiasıyla açılan davada, … Sulh Ceza Mahkemesi, eylemin TCK’nın 106/2-c maddesi kapsamına girdiğinden bahisle görevsizlik kararı vermiş, … Asliye Ceza Mahkemesi de, iddianamede, sanıkların birlikte tehdit suçunu işlediklerine ilişkin bir anlatıma yer verilmediği, dolayısıyla asliye ceza mahkemesinin görevli olmadığı gerekçesi ile karşı görevsizlik kararı vermiş, ortak yüksek görevli .. Ağır Ceza Mahkemesinin, .. Sulh Ceza Mahkemesinin görevsizlik kararını kaldırdığı, … Sulh Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma yasa yoluna başvurulması için.. Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazdığı, T.C ..Bakanlığının ise talebi kabul etmediği, bu kez … Sulh Ceza Mahkemesi’nin, kanıtları toplamadan, ek iddianame talep etmeden, ortak yüksek görevli Ağır Ceza Mahkemesi kararının hatalı olduğundan bahisle beraat kararı verdiği anlaşılmıştır.
Öncelikle kanıtların toplanması, duruşmada tartışılan kanıtların, iddianamede anlatılan eyleme uygun olmadığı sonucuna varılırsa, ek iddianame düzenlenip düzenlenmeyeceği hususunun takdiri ve ifası için dosyanın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken hiçbir kanıt toplama ve değerlendirme işlemi yapmadan beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 18/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.