YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/15471
KARAR NO : 2015/29687
KARAR TARİHİ : 22.05.2015
Tebliğname No : 4 – 2011/146951
MAHKEMESİ : Ula(Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 27/10/2010
NUMARASI : 2010/4 (E) ve 2010/160 (K)
SUÇ : Tehdit
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Daha önce herhangi bir suçtan mahkumiyeti bulunmayan sanığa yükletilen hakaret suçundan dolayı maddi bir zararın bulunmaması ve sanığın savunmasının talimatla alınıp duruşma tutanağına yansıyan olumsuz bir tutumunun bulunmaması karşısında sanığın, CMK’nın 231/6-b maddesine göre, “kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda kanaate varılmaması” şeklindeki yetersiz gerekçeyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2-Sanık tarafından söylediği kabul edilen “hem seni hem şirketini yakarım” sözlerinin, TCK’nın 106/1. maddesinin birinci cümlesinde düzenlenen bir kişinin hayatına vücut dokunulmazlığına zarar vereceğinden bahisle tehdit suçunu oluşturup oluşturmayacağı tartışılmadan, anılan maddenin ikinci cümlesinde düzenlenen malvarlığına yönelik büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehdit suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi,
3-Sanığın, kardeşi evde yokken eşi ve ailesi tarafından evinin boşaltıldığını, borcu bahane edilerek arabasının çekildiğini ileri sürmesi karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişimi üzerinde durularak TCK’nın 29. maddesinin uygulanma olanağının tartışılmaması,
4-Sanığa verilen 90 gün adli para cezasının 1/6 indirimle 75 gün olarak belirlenmesine rağmen, hüküm fıkrasının devamında “sanığa verilen 25 gün adli para cezasının 1 günü takdiren 20 TL hesabı ile sanığın 1500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” şeklinde hüküm kurularak cezanın hangi miktar üzerinden hesaplandığı konusunda karışıklığa neden olunması,
5-TCK’nın 52/4. maddesinde taksit miktarının 4’ten az olamayacağı belirtilmesine rağmen, taksit miktarının 3 olarak belirlenmesi,
6-Sanığa talimatla alınan sorgusundan önce, savunmasını esas mahkemesi önünde vermek isteyip istemediğinin sorulmaması sonucunda CMK’nın 196/2. maddesine aykırı davranılması,
7-Hükmolunan adli para cezasının, Türk Lirası (TL) olarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, hükmün O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından ve sanık lehine temyiz edilmiş olması nedeniyle yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 22/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.