Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2013/16173 E. 2015/29811 K. 27.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/16173
KARAR NO : 2015/29811
KARAR TARİHİ : 27.05.2015

Tebliğname No : 4 – 2011/244797
MAHKEMESİ : Gemlik(Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 05/03/2009
NUMARASI : 2007/642 (E) ve 2009/273 (K)
SUÇ : Tehdit

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, sanığın yokluğunda verilen hükümde 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35. maddesine göre aynı adrese daha önceden tebligat yapılmış olması koşuluyla sonraki tebligatların yapılabileceği gözetilmeden doğrudan aynı madde uyarınca tebligat yapılması nedeniyle eski hale getirme isteği yerinde görüldüğünden ve öğrenme üzerine gerçekleştirilen temyiz isteğinin süresinde olduğu kabul edilerek Yerel Mahkemenin temyiz isteğinin reddine ilişkin kararına karşı yapılan itiraz bu nedenle yerinde görüldüğünden ret kararı kaldırılarak dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Sanık hakkında hak yoksunluklarına hükmedilirken TCK’nın 53/l-(c) maddesindeki hak yoksunluğunun sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmeyerek “…bu yoksunluğun mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devamına, ” şeklinde yanılgılı hüküm kurulmuş ise de, mahkumiyetin kanuni sonucu olarak infaz evresinde re’sen ve doğru olarak, TCK’nın 53. maddesinin 1 ilâ 3. fıkralarında öngörüldüğü biçimde uygulanması mümkün görüldüğünden bozmayı gerektirmediği,
Anlaşıldığından sanık O.. Ö..’in ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, 27/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.