YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/16629
KARAR NO : 2015/31235
KARAR TARİHİ : 15.06.2015
Tebliğname No : 4 – 2011/201540
MAHKEMESİ : Osmaniye(Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 27/01/2011
NUMARASI : 2010/639 (E) ve 2011/90 (K)
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Osmaniye 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.02.2010 tarih ve 578/46 sayılı ilamı ile sanık hakkında mağdura karşı 03.08.2009 tarihinde hakaret ve tehdit suçlarını işlediği iddiasıyla suç duyurusunda bulunması üzerine başlatılan soruşturma sonucunda; Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 24.06.2010 tarih ve 2010/1109 numaralı iddianamenin düzenlendiği, sanığa “… 03/08/2009 tarihinde babası ile tartıştığı sırada kendisini uyaran müştekiye ‘sen karışma, senin arabanı yakarım, seni öldürürüm’ demek suretiyle tehdit ve küfür etmek suretiyle hakarette bulunduğu…” suçlamasının yüklendiği anlaşılmıştır.
Osmaniye 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.02.2010 tarih ve 578/46 sayılı ilamına dayanak olan dava dosyasının incelenmesinde ise;
a)Mağdur Adil Babür’ün, 06.08.2008 tarihinde kolluğa verdiği, duruşmada da tekrarladığı anlatımında özetle; “05.08.2008 günü saat 20.00 sıralarında yeğeni Kayhan’ın, N.. C..’un kendisine küfür ettiğini ve sırtına yumrukla vurduğunu söylemesi nedeniyle Nuh’un yanına gittiğini, niye böyle davrandığını sorduğunu, Nuh’un ise ‘sizi öldüreceğim arabanızı yakacağım’ dediğini, sonra da küfür ettiğini, karşılıklı birbirlerine vurduklarını daha sonra da olay yerinden ayrıldığını, yaklaşık iki gün önce Nuh’un, babasına bağırması nedeniyle kendisini uyardığını, Nuh’un, kendisine hitaben ‘sen karışma yoksa senin arabanı yakarım, seni öldürürüm’ diye tehdit ve küfürde bulunduğunu, şikayetçi olduğunu, uzlaşmak istemediğini” beyan etmiş, sanığın hem 05.08.2008 tarihinde hem de yaklaşık 2 gün önce tehdit ve hakaret ettiğini açıkça ifade etmiştir.
b)Tanık S.. K.., kolluk anlatımında ve duruşmada özetle; “02.08.2008 günü saat 22.00 sıralarında N.. C..’un, kendisine eve gitmeyi teklif eden babası Kemal Cantorun’a ‘sana ne ben gitmiyorum’ deyip üzerine yürümesi nedeniyle kendisini uyaran A.. B..’a ‘senin ananı avradını sinkaf ederim, senin arabanı yakacağım, seni öldüreceğim’ dediğini ifade etmiştir.
c)Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığı’nca, 26.11.2008 tarih ve 2008/1370 numaralı iddianamede, diğer bazı sanık ve eylemler hakkında dava açıldığı, incelemeye konu eylemle ilgili ise “03.05.2008 tarihinde Şüphelilerden N.. C.. ile babası tartışması sırasında şüpheli A.. B..’un müdahale ederek N. C.’u uyardığı, ancak Şüpheli Nuh’un ‘Sen karışma, senin arabanı yakarım, seni öldürürüm’ diyerek A.. B..’a sinkaflı sözlerle küfrettiği…” şeklinde, anlatıma yer verildiği, eylem tarihinin yanlış yazıldığı, ancak anlatımda mağdurun 05.08.2008 den yaklaşık 2 gün önce olduğunu ileri sürdüğü, tanık S.. K..’ın 02.08.2008 de gerçekleştiğini ileri sürdüğü eylemin tarif edildiği, sanık Nuh hakkında TCK’nın 106/1, 125/1-4. maddelerinin uygulanmasını istediği anlaşılmıştır.
Osmaniye 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.02.2010 tarih ve 578/46 sayılı ilamının dayanağı olan Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.11.2008 tarih ve 2008/1370 numaralı iddianamesinde, mağdur A.. B..’un, soruşturma ifadesinde açıkça hem 05.08.2008 tarihinde hem de yaklaşık 2 gün önce tehdit ve hakaret suçunun işlendiğini ifade etmesine karşın, iddianame anlatımında 05.08.2008 tarihli tehdit ve hakaret eylemine yer verilmediği, daha önceki olayın anlatılarak dava açıldığı, Osmaniye 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.02.2010 tarih ve 578/46 sayılı ilamında, dava konusu edilmeyen 05.08.2008 tarihli tehdit ve hakaret eyleminden CMK’nın 226/1. maddesine aykırı şekilde beraat kararı verdiği, dava konusu edilen daha önceki tehdit ve hakaret eyleminden ise karar vermediği, suç duyurusunda bulunduğu, kararın kesinleştiği, incelemeye konu davanın açıldığı ve sanık hakkında her iki suçtan mahkumiyet kararı verildiği görülmüştür.
Osmaniye 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığının 26.11.2008 tarih ve 2008/1370 numaralı iddianamesi ile 02.08.2008 tarihinde işlendiği iddia edilen tehdit ve hakaret eylemlerinden açılmış dava bulunmasına karşın, herhangi bir karar vermediği, zamanaşımı süresi içinde karar vermesinin mümkün olduğu, görevli ve yetkili bir mahkemeye açılmış ancak karara bağlanmamış bir davanın, suç duyurusu yoluyla başka bir mahkemeye aktarılmasının, Anayasanın 36/2. maddesindeki “Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz”, 37/1. maddesindeki “Hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz” hükümlerine aykırı olduğu, Osmaniye 1. Sulh Ceza Mahkemesinin, CMK’nın 5/1. maddesine göre görevsizlik kararı verilerek dosyayı Osmaniye 2. Asliye Ceza Mahkemesine göndermesi gerekirken duruşmalara devamla hükümler kurmak suretiyle adil yargılanma hakkını ihlal etmesi,
Kanuna aykırı ve sanık N.. C..’un temyiz nedenleri ile değişik gerekçeyle tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN başkaca yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 15.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.