Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2013/17997 E. 2015/34152 K. 28.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/17997
KARAR NO : 2015/34152
KARAR TARİHİ : 28.09.2015

Tebliğname No : 4 – 2011/215490
MAHKEMESİ : Geyve Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 15/02/2011
NUMARASI : 2010/84 (E) ve 2011/29 (K)
SUÇLAR : Tehdit, genel güvenliği kasten tehlikeye sokma, mala zarar verme, 6136 sayılı Kanuna muhalefet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanık O.. A..’na yükletilen 6136 sayılı Kanuna muhalefet ve mala zarar verme eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunlarda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, TCK’nın 58. maddesi uygulanmamış ise de, karşı temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşıldığından sanık O.. A.. müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2-Sanık O.. A.. hakkında genel güvenliği kasten tehlikeye sokma, sanıklar A.. A.., O.. A.. ve E.. A.. hakkında birden fazla kişiyle birlikte tehdit, sanık A.. A.. hakkında tehdit suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince:
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a-Sanık O.. A..’nun, aralarında husumet bulunan katılanların işlettiği pansiyona, gece vakti, içinde kalanların da bulunduğu esnada, ele geçmeyen tabancayla 3 el ateş ederek, mermilerin pansiyonun duvarına ve camına isabet etmekten ibaret eyleminin, TCK’nın 106/2-a maddesine uyan silahla tehdit ve genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçlarını oluşturduğu, aynı Kanunun 44. maddesi uyarınca en ağır cezayı gerektiren tehdit suçundan hükümlülük kararı verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ve kanuni olmayan hukuki nitelendirmeyle TCK’nın 170/1-c maddesindeki genel güvenliğin kasten tehlikeye sokma suçundan mahkumiyet kararı verilmesi,
b-Sanık O.. A..’nun adli sicil kaydındaki hükümlülüğü nedeniyle koşulları bulunmasına karşın, sanığın cezasının TCK’nın 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmemesi,
c-Sanıklar Al. E., Orhan ve E.. A..’nun, Geyve Meslek Yüksek Okuluna ait kantini kendileri tarafından çalıştırılması hususunda katılan F.. K..’a baskıda bulundukları, sanıkların ” bu kantini biz çalıştıracağız, buraya bedel ödedik, kan dökeriz seni öldürürüz”,”öldürürüz kan dökeriz” biçimindeki sözlerle, katılanı tehdit ettiklerinin anlaşılması karşısında, eylemin özel hüküm olan TCK’nın 117/1 ve 119/1.c maddesine uyan iş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçunu oluşturup oluşturmayacağı tartışılmadan, yetersiz gerekçe ile tehdit suçundan hüküm kurulması,
d-Kabule göre de;
aa)Adli sicil kaydı bulunmayan sanıklar A.. A.. ve E.. A..’nun geçmişteki hali, suç işleme hususundaki eğilimleri, yargılama sürecindeki tutum ve davranışları olumlu değerlendirilerek yeniden suç işlemeyeceği kanaatiyle hapis cezalarının ertelenmesine karşın; ”suçla korunan hukuki yarar, cezadan beklenen yaptırım gücü ve kamu yararı dikkate alınarak” biçimindeki kanuni olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
bb)Sanık A.. A.. hakkında TCK’nın 106/1-1. cümle uyarınca temel cezanın 6 ay yerine 30 gün olarak eksik tayin edilmesi,
Kanuna aykırı ve sanıklar A.. A.. ve E.. A.. ile sanık O.. A.. müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünceye kısmen uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine,yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine,28/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.