YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/18205
KARAR NO : 2015/34170
KARAR TARİHİ : 28.09.2015
Tebliğname No : 4 – 2011/224547
MAHKEMESİ : Manyas Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 22/02/2011
NUMARASI : 2010/67 (E) ve 2011/32 (K)
SUÇLAR : Tehdit, mala zarar verme
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanıklara yükletilen tehdit ve mala zarar verme eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Sanık C.. B.. hakkında tehdit ve mala zarar verme suçlarına ilişkin cezaların yasal bağlamda uygulandığı,
Sanık S.. A..’ın tekerrüre esas alınan hükümlülüğü kararda gösterilmemiş ise de, adli sicil kaydında yer alan ve en ağır cezayı içeren mahkumiyetin 5275 sayılı Kanunun 108/2. maddesi gereğince infaz evresinde tekerrüre esas alınabileceği düşünüldüğünden bu hususun bozmayı gerektirmediği,
Anlaşıldığından,
1-Sanık C.. B..’un tehdit ve mala zarar verme eylemlerine ilişkin olarak ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2-Sanıklar V.. K.. ve S.. A.. hakkında tehdit ve mala zarar verme eylemlerinden kurulan hükümlerde ise;
a-Sanık V.. K..’ın adli sicil kaydında görülen hükümlülüklerin silinme koşullarının oluşması ve yaralama suçundan verilen hükmün de kesin nitelikte olması karşısında, tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
b-Sanık S.. A.. yönünden ise; 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 108. maddesi uyarınca denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevinin, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye ait olacağı gözetilmeden, mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/7. maddesi gereğince “mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirlerinin uygulanmasına” karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik tedbirinin süresinin belirlenmesi ve sanığa yükümlülük yüklenmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar V.. K.. ve S.. A..’ın temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılıklar, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktaları tebliğnameye uygun olarak, sanık V.. K.. hakkında kurulan hükümlerden TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına dair kısımların çıkarılması, sanık S.. A.. yönünden ise; TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına dair hüküm fıkralarından açıklanan noktalar çıkarılarak yerine, çektirilmesine kelimesinden sonra gelmek üzere “ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirlerinin uygulanmasına” yazılması biçiminde DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükümler, bu bağlamda ONANMAK suretiyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca davanın esasına, 28/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.