Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2013/18253 E. 2014/29353 K. 16.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/18253
KARAR NO : 2014/29353
KARAR TARİHİ : 16.10.2014

İmar kirliliğine neden olma suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 184/1 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, anılan Kanun’un 50/1-f maddesi gereğince cezanın 5 ay süreyle temizlik iş kolunda çalıştırılmaya çevrilmesine dair, …Asliye Ceza Mahkemesinin 25/06/2007 tarihli ve 2007/309 esas, 2007/285 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07/05/2013 gün ve 141755 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:
İstem yazısında: “…Asliye Ceza Mahkemesince verilen 5 ay süreyle kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya çevrilmesine dair kararın infaz edilerek evrakın mahkemesine iadesini müteakip, sadece yerine getirme fişi düzenlenmesi gerektiği nazara alınmadan, dosyanın ele alınarak 05/09/2012 tarihli ek kararla kamu davasının düşürülmesine karar verilmesinde isabet görülmemiş ise de, kararın infazından sonra mahkemesince verilmiş olan bu ek kararın hukuken yok hükmünde olduğu düşünülerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar” başlıklı 50/1-f maddesinde “Kısa süreli hapis cezası, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama süresinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlemesindeki özelliklere göre; Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle ve gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya, çevrilebilir.” hükmünün yer aldığı, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 105/1. maddesinde ise “Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde yer alan kısa süreli hapis cezasının yaptırım seçeneklerinden kamuya yararlı bir işte çalıştırma; hükümlünün, ücretsiz olarak bir kamu kurumunun veya kamu yararına hizmet veren bir özel kuruluşun belirli hizmetlerinde çalıştırılmasıdır.” hükmüne yer verilerek, 2. fıkrasında da “Denetimli serbestlik ve yardım merkezleri, bölgelerinde bulunan bu tür kurumlardan hükümlüleri ne suretle çalıştırabileceklerine dair bilgi alırlar ve hizmetler listesini oluştururlar. Bu listeler mahkemelere verilir. Mahkeme, bu listelerden uygun gördüğü hizmeti ve süresini hükümlüye önerir ve bunu reddetme hakkına sahip olduğunu hatırlatır.” şeklinde düzenlemeye yer verilerek seçenek yaptırım olarak kamu yararına bir işte çalıştırılmanın şartlarının belirlenmiş olması karşısında, Cumhuriyet savcısının infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde, kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın yazılı biçimde seçenek yaptırıma çevrilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

I-Olay:
İmar kirliliğine neden olma suçundan sanık … hakkında yapılan yargılama sonucunda, …Asliye Ceza Mahkemesinin 25/06/2007 tarihli kararı ile, 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, anılan Kanun’un 50/1-f maddesi gereğince cezanın 5 ay süreyle temizlik iş kolunda çalıştırılma tedbirine çevrilmesine karar verildiği, yüze karşı verilen kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği ve 04.05.2008 tarihinde infaz edilmesinden sonra, seçenek yaptırıma karar verilirken iş kolunun belirtildiği gerekçesiyle kanun yararına bozma talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır.
II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı:
TCK’nın 50/1-f maddesi uyarınca kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırım olarak kamuya yararlı bir işte çalıştırılma tedbirine karar verilirken, çalıştırılacak iş kolunun belirtilmesinin hukuka uygun olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir.
III- Hukuksal Değerlendirme:
Kanun yararına bozma kurumunda geçerli olan “istekle bağlılık kuralı” gereğince, taleple sınırlı olarak yapılan incelemede;
Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar, suç ve ceza politikası gereğince kanun koyucunun benimsediği bir cezalandırma ve infaz yöntemidir. Amacı; kişiye, işlediği suçun niteliği, cezasının azlığı ya da yaşı nedeniyle bir kısım özel imkânlar sunarak, ıslahı ve topluma kazandırılması açısından bir yandan sanığı, diğer yandan da mağduru ve toplumu korumaktır.
Kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesi, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre cezanın kişiselleştirilmesidir. Hâkim, kısa süreli hapis cezasının, hapis cezası olarak infaz edilmesi yerine, cezayı kişiselleştirerek daha etkili, caydırıcı ve ıslah edici olduğu kanaati ile cezayı seçenek yaptırıma çevirmektedir.
5237 sayılı Yasanın 50. maddesinin 1. fıkrasında kısa süreli hapis cezası yerine uygulanabilecek seçenek yaptırımlar altı bent halinde düzenlenmiştir.
(f) bendindeki düzenleme; “Mahkum olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle ve gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalıştırmaya” çevrilebilir, şeklindedir.
“Kamuya yararlı işte çalıştırma” tedbirinin ne şekilde infaz edileceği; 5275 sayılı Kanun’un 105. maddesinde; “(1) Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde yer alan kısa süreli hapis cezasının yaptırım seçeneklerinden kamuya yararlı bir işte çalıştırma; hükümlünün, ücretsiz olarak bir kamu kurumunun veya kamu yararına hizmet veren bir özel kuruluşun belirli hizmetlerinde çalıştırılmasıdır.
(2) Denetimli serbestlik ve yardım merkezleri, bölgelerinde bulunan bu tür kurumlardan hükümlüleri ne suretle çalıştırabileceklerine dair bilgi alırlar ve hizmetler listesini oluştururlar. Bu listeler mahkemelere verilir. Mahkeme, bu listelerden uygun gördüğü hizmeti ve süresini hükümlüye önerir ve bunu reddetme hakkına sahip olduğunu hatırlatır.….” biçiminde düzenlenmiştir.
Aynı Kanun’un 109. maddesinde ise; 5237 sayılı Kanun’un 50. maddesine göre hükmedilen seçenekli yaptırımların infazında uygulanacak rejimin tüzükte gösterileceği yazılıdır.
Anılan tüzük 06.04.2006 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanmak suretiyle yürürlüğe girmiştir. Tüzüğün 51. maddesinin 6. fıkrası da İnfaz Kanunu’nun 105. maddesi ile aynı doğrultudadır.

İnceleme konusu somut olayda; sanığa imar kirliliğine neden olma suçundan hükmolunan 10 ay hapis cezası, mahkemece 5 ay süreyle temizlik işkolunda çalıştırılma tedbirine çevrilmiştir.
Kamuya yararlı iş kollarının tespiti ve ihtiyaç bulunan alanlara hükümlülerin orantılı bir şekilde dağıtılması, bölge, işkolları ve hükümlü sayısı gibi faktörlere göre detaylı bir planlamayı gerektirdiğinden, bu hususun Denetimli Serbestlik ve Yardım merkezleri Müdürlüklerinin organizasyonu ve infaz hakimliklerinin denetiminde belirlenmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, İnfaz Kanunu’nun 105/2. maddesindeki düzenlemeye aykırı olarak infazda yetkiyi kısıtlayacak şekilde çalıştırılacak iş kolunun gösterilmesi hukuka aykırıdır.
IV- Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
1-İmar kirliliğine neden olma suçundan sanık … hakkında, …Asliye Ceza Mahkemesinin 25/06/2007 tarihli ve 2007/309 esas, 2007/285 sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2-Anılan Kanun maddesinin 4/d fıkrası gereğince karardaki takdire ilişkin olmayan hukuka aykırılık, hükmün Yargıtay tarafından düzeltilmesini gerektirmekle; hüküm fıkrasının 5237 sayılı TCK’nın 50/1-f maddesinin uygulanmasına ilişkin parağrafında yer alan “temizlik iş kolunda” ibaresinin hükümden çıkarılarak, yerine “kamuya yararlı bir işte” ibaresinin eklenmesine, kararın öbür yönlerinin olduğu gibi bırakılmasına, 16.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.