Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2013/19751 E. 2014/25395 K. 11.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/19751
KARAR NO : 2014/25395
KARAR TARİHİ : 11.09.2014

Tehdit ve hakaret suçlarından sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125/1-2, 106/1 ve 43, maddeleri gereğince 3 ay 22 gün ve 7 ay 15 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına, söz konusu cezaların aynı Kanun’un 51/1. maddesi uyarınca 1 yıl denetime tâbi tutularak ertelenmesine dair, … 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 14/06/2007 tarihli ve 2007/207-449 sayılı kararını müteakip, 5728 sayılı Kanun’un 562. maddesi ile değişen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi kapsamında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinin … 2. Asliye Ceza Mahkemesince istenmesi sonucu, sanığın erteli cezasında 1 yıllık deneme süresinin suç işlemeden geçirilmesi nedeniyle cezanın infaz edilmiş sayılacağı gerekçesiyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine yer olmadığına dair, aynı Mahkemenin 01/06/2012 tarihli ve 2007/207-449 sayılı ek kararına yönelik sanık müdafiinin itirazının reddine ilişkin, … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/11/2012 tarihli ve 2012/359 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22/05/2013 gün ve 165251 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:
İstem yazısında; “Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/02/2009 tarihli ve 2008/11-250 esas, 2009/13 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun kesinleşmiş, infaz edilmekte olan veya hukuki yararı bulunması koşuluyla infaz edilmiş hükümlere de uygulanabileceği öngörüldüğünden, hükmü veren mahkemece 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2. maddesi uyarınca, söz konusu erteli cezalar yönünden, sanığın başka bir mahkemede derdest devam eden yargılaması olduğu ve mükerrirlik yaptırımı ile karşı karşıya kalma durumu da olabileceği gözetilerek, hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunlu olduğu cihetle, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
I-Olay:

Tehdit ve hakaret suçlarından sanık … hakkında yapılan yargılama sonucunda, … 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 14/06/2007 tarihli kararıyla erteli hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, kararın temyiz edilmeksizin 11.09.2007 tarihinde kesinleştiği bilahare sanığın işlemiş olduğu başka bir suç nedeniyle … 2. Asliye Ceza Mahkemesinde yargılanması nedeniyle, bu mahkemece 5728 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler uyarınca, CMK’nın 231. maddesi çerçevesinde erteli ilamla ilgili olarak uyarlama talebinde bulunulması üzerine, … 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 01/06/2012 tarihli kararıyla, erteli ilamla ilgili deneme süresi içerisinde suç işlenmediğinden cezanın infaz edilmiş sayıldığı gerekçesiyle, duruşma açılmaksızın istemin reddine karar verildiği, bu karara yapılan itirazın … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/11/2012 tarihli kararıyla reddedilmesi üzerine, kesin olan bu karar aleyhine kanun yararına bozma yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.

II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı:

Kesinleşen hükümler ile ilgili 5728 sayılı Kanun ile değişik CMK’nın 231. maddesinin uygulanması için talep edilen uyarlama yargılaması üzerine, mahkemece duruşma açılmaksızın verilen kararın hukuka uygun olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir.
III- Hukuksal Değerlendirme:
5728 sayılı Kanunun Geçici 1. maddesinin 2. fıkrasında “Bu kanun yürürlüğe girdiği tarihten önce kesinleşmiş ve infaz edilmekte olan mahkumiyet kararları hakkında lehe kanun hükümleri, hükmü veren mahkemece 13.12.2004 tarih ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 98 ila 101. maddeleri dikkate alınmak ve dosya üzerinden incelenmek suretiyle belirlenir. Ancak hükmün konusunun herhangi bir inceleme, araştırma, delil tartışması ve takdir hakkının kullanılmasını gerektirmesi halinde, inceleme duruşma açılmak suretiyle yapılabilir.” hükmü getirilmiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 29.09.2009 gün ve 2009/9-91,212 sayılı kararında belirtildiği üzere, 5728 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği tarihten önce kesinleşmiş, infaz edilmekte ve hatta koşulları bulunmakta ise infaz edilmiş olan mahkûmiyet kararları hakkında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumuna ilişkin uyarlama, hükmü veren mahkemece, genel bir ilke olarak objektif koşulların (mahkûmiyet hükmü olması, suç niteliği ve ceza miktarı ile daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmama) değerlendirilmesiyle sınırlı bir inceleme yapılması halinde evrak üzerinde, sübjektif koşulların (sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışlarının) değerlendirilmesi gereken hallerde ise duruşma açılarak yapılmalıdır.
İnceleme konusu somut olayda; … 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 14/06/2007 tarihli kararıyla, sanığın hakaret ve tehdit suçlarından erteli hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiş, karar temyiz edilmeksizin 11.09.2007 tarihinde kesinleşmiştir. Ancak suç tarihi itibariyle adli sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında, hüküm tarihinde kapsamda bulunmadığından CMK’nın 231. maddesi değerlendirilmemiştir.
Bu itibarla, kesinleşen hükümden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun ile değişik CMK’nın 231. maddesindeki objektif koşulların varlığı halinde, mahkemece subjektif koşullar değerlendirilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hakkında karar verilmesi gerektiğinden ve subjektif koşullara ilişkin değerlendirmenin, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun anılan kararında belirtildiği üzere duruşmalı inceleme ile yapılması zorunlu bulunduğundan, kanun yararına bozma isteminin kabulüne karar verilmiştir.
IV- Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, kanun yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden
1- … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/11/2012 tarihli ve 2012/359 değişik iş sayılı kararının kanun yararına BOZULMASINA,
2- 5271 sayılı CMK’nın 309/4-a maddesi uyarınca bozma doğrultusunda karar verilmek üzere müteakip işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, 11.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.