Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2013/20601 E. 2015/35745 K. 15.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/20601
KARAR NO : 2015/35745
KARAR TARİHİ : 15.10.2015

Tebliğname No : 4 – 2011/251313
MAHKEMESİ : Küçükçekmece 5. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 28/03/2011
NUMARASI : 2010/519 (E) ve 2011/261 (K)
SUÇLAR : Tehdit, yaralama, 6136 sayılı Kanuna muhalefet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
1-Sanığa yükletilen 6136 sayılı Kanuna muhalefet eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı
Sanık hakkında hak yoksunluklarına hükmedilirken TCK’nın 53/l-(c) maddesindeki hak yoksunluğunun sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmeyerek “…c bendindeki hakkı, koşullu salıverme tarihine kadar kullanmaktan yoksun bırakılmasına…” şeklinde yanılgılı hüküm kurulmuş ise de, mahkumiyetin kanuni sonucu olarak infaz evresinde re’sen ve doğru olarak, TCK’nın 53. maddesinin 1 ilâ 3. fıkralarında öngörüldüğü biçimde uygulanması mümkün görüldüğünden bozmayı gerektirmediği,
Anlaşıldığından sanık B.. D..’in ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2-Tehdit ve yaralama suçlarına ilişkin hükümlere yönelik temyizde ise,
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
a) Olaydan önceki tarihlerde sanığın kardeşi Aşur’un şikayetçinin eşine telefonla cinsel tacizde bulunduğu, şikayetçi D.. E..’un bu konuyu konuşmak için sanığın kardeşi Aşur’u sokağa çağırttığı, sokak içerisinde şikayetçi ile Aşur’un tartışmalarına babasıyla birlikte sanığın da katıldığı, aralarında kavga çıktığı, bu sırada henüz önceki olaylardan haberi olmayan sanığın kavga yerinden ayrılarak evlerinin balkonuna çıkıp müştekiye silahını doğrulttuğu olayda, olayın çıkış nedeni ve
gelişmesi değerlendirilerek
sonucuna göre TCK’nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
b)TCK’nın 53/l-(c) maddesindeki hak yoksunluğunun sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık B.. D..’in temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 15/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.