Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2013/20644 E. 2015/35002 K. 08.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/20644
KARAR NO : 2015/35002
KARAR TARİHİ : 08.10.2015

Tebliğname No : 4 – 2011/258023
MAHKEMESİ : Bakırköy 25. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 17/02/2011
NUMARASI : 2007/1348 (E) ve 2011/98 (K)
SUÇLAR : Tehdit, yaralama, 6136 sayılı Kanuna muhalefet, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede ;
Sanığa yükletilen tehdit, yaralama, 6136 sayılı Kanuna muhalefet, genel güvenliğin, kasten tehlikeye sokulması eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Yaralama suçundan hüküm de, TCK’nın 62. maddesinin uygulanması sırasında hesap hatası nedeniyle sonuç hapis cezası 1 yıl 3 ay yerine, 1 yıl 1 ay olarak eksik tayin edilmiş ise de, karşı temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşıldığından ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükümleri etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
Mahkemece tekerrüre esas kabul edilen Zeytinburnu Sulh Ceza Mahkemesinin, 20.11.2003 tarihli ve 2000/1808 E. ve 2003/1362 K. sayılı kararı ile doğrudan verilen adli para cezasının kesin nitelikte olması nedeniyle tekerrüre esas olamayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık E.. G.. müdafiinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası “Sanığın tekerrüre esas sabıkası nedeniyle verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” ilişkin kısımların karardan çıkarmak suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’ nın 322. maddesi uyarınca davanın esasına, 08.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.