YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/20893
KARAR NO : 2015/35513
KARAR TARİHİ : 14.10.2015
Tebliğname No : 4 – 2012/49392
MAHKEMESİ : Doğanhisar Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 20/12/2011
NUMARASI : 2011/47 (E) ve 2011/129 (K)
SUÇLAR : Tehdit, hakaret, eğitim ve öğretim hakkının engellenmesi, 4320 sayılı Kanuna aykırılık
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir;
Ancak;
1-Sanığın, hakkındaki boşanma davası nedeniyle tartıştığı katılan eşi A.. A.. ve ailesine “hepinizin anasını avradını sinkaf etçem, hepinizin leşini sercem” şeklinde mahkemece kabul edilen eylemlerinde, bir bütün olarak tehdit kastıyla hareket ettiği ve hakaret suçunun oluşmadığı gözetilmeden, hakaret suçundan da mahkumiyetine karar verilmesi,
2-Hükümden sonra, 20.03.2012 tarih ve 28239 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.03.2012 gün ve 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun 23/1. maddesi ile 14.01.1998 tarihli ve 4320 sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanunun tümüyle yürürlükten kaldırılması karşısında, TCK’nın 7/2. madde ve fıkrasındaki “suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü gözetilerek, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
3-Eğitim ve öğretimin engellenmesi eyleminin suç oluşturması için, TCK’nın 112. maddesine göre cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla eylemin gerçekleştirilmesi gerekir.
Somut olayda; sanığın servis şoförüne beyanda bulunarak üvey oğlu olan mağduru okul servisine almamasını söylemekten ibaret kabul edilen eyleminde, eğitim ve öğretim hakkının engellenmesi suçunun unsurlarının ne şekilde gerçekleştiği açıklanmadan, yetersiz gerekçeyle mahkumiyet hükmü kurulması,
4-Soruşturma evresindeki anlatımlardan olaya ilişkin görgüye dayalı bilgisi olduğu anlaşılan tanık M.. A.. usulünce duruşmaya çağrılarak dinlenilmeden veya hukuki dayanağı gösterilip dinlenilmesine gerek bulunmadığına dair bir karar da verilmeden, soruşturma evresinde verdiği ifadesi de duruşmada okunmamak suretiyle, CMK’nın 206/2, 211/1-c maddelerine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık H.. A..’in temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce kısmen yerinde görüldüğünden, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 14.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.