YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/21435
KARAR NO : 2015/36182
KARAR TARİHİ : 21.10.2015
Tebliğname No : 4 – 2011/328557
MAHKEMESİ : Karabük(Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 17/03/2011
NUMARASI : 2010/410 (E) ve 2011/196 (K)
SUÇ : Tehdit
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükümleri etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
TCK’nın 58. maddesinin uygulanması sırasında tekerrürün dayanağı olarak, kararda birden fazla ilamın gösterilmesi ve bu ilamlardan, Karabük Sulh Ceza Mahkemesinin 2007/345 Esas 2007/915 karar sayılı olanının, kesin nitelikte adli para cezasından ibaret olup tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık S.. A..’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası, tebliğnameye uygun olarak, “Karabük Sulh Ceza Mahkemesinin 2007/345 Esas 2007/915 karar sayılı ilamın tekerrüre esas alınması” kısmı hükümden çıkarılmak suretiyle, DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hüküm, bu bağlamda ONANMAK suretiyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca davanın esasına, 21/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.