Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2013/25031 E. 2014/24131 K. 08.07.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/25031
KARAR NO : 2014/24131
KARAR TARİHİ : 08.07.2014

Tehdit suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106/1-1. cümlesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrüre esas mahkûmiyetleri bulunduğundan aynı Kanun’un 58/6. maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetime tâbi tutulmasına dair, Soma Sulh Ceza Mahkemesinin 15/06/2012 tarihli ve 2009/595 esas, 2012/590 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.06.2013 gün ve 218032 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:

İstem yazısında; “Dosya kapsamına göre, Soma Sulh Ceza Mahkemesince sanık hakkında hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş ise de, 5237 sayılı Kanun’un 58/1. maddesinde yer alan “ Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır” şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın üzerine atılı tehdit suçuna ilişkin suç tarihi olan 10/01/2007 tarihinden sonra, 25/12/2007 tarihinde kesinleşen Yalvaç Asliye Ceza Mahkemesinin 15/11/2007 tarihli ve 2007/53 esas, 2007/183 sayılı kararı ile 14/09/2007 tarihinde kesinleşen Çerkezköy Asliye Ceza Mahkemesinin 19/06/2007 tarihli ve 2005/106 esas, 2007/495 sayılı kararının tekerrüre esas alınmasında ve bu haliyle tekerrüre esas bir mahkûmiyeti bulunmayan sanık hakkında verilen cezanın mükerrirlere özgün infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

I-Olay:

Tehdit suçundan sanık … hakkında yapılan yargılama sonucunda, Soma Sulh Ceza Mahkemesinin 15/06/2012 tarihli kararıyla 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, Çerkezköy Asliye Ceza Mahkemesinin 19/06/2007 tarihli ve 2005/106 esas, 2007/495 karar sayılı 14/09/2007 kesinleşme tarihli ilamı ile, Yalvaç Asliye Ceza Mahkemesinin 15/11/2007 tarihli ve 2007/53 esas, 2007/183 karar sayılı 25/12/2007 kesinleşme tarihli kararları tekerrüre esas olduğundan, sanık hakkında TCK’nın 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verildiği, yoklukta verilen kararın temyiz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine, infaz aşamasında tekerrür hükmüne yönelik olarak Kanun yararına bozma talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır.

II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı:

Mahkemece mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulamasına esas alınan ilamların, tekerrür şartlarının bulunup bulunmadığının belirlenmesine ilişkindir.

III- Hukuksal Değerlendirme:

5237 sayılı TCK’nın “suçta tekerrür ve özel tehlikeli suçlular” başlıklı 58. maddesinde;
“(1) Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi hâlinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez.
(2) Tekerrür hükümleri, önceden işlenen suçtan dolayı;
a) Beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl,
b) Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet hâlinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl,
Geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz…
(6) Tekerrür hâlinde hükmolunan ceza, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilir. Ayrıca, mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanır.
(7) Mahkûmiyet kararında, hükümlü hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağı belirtilir…” hükümlerine yer verilmiştir.
Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 gün ve 57-74 sayılı kararında da belirtildiği üzere; 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesi uyarınca kişinin mükerrir sayılması için ilk hükmün kesinleşmesinden sonra ikinci suçun 1 Haziran 2005 tarihinden sonra işlenmesi yeterli olup, ilk suçun 1 Haziran 2005 tarihinden önce veya sonra işlenmesinin herhangi bir önemi bulunmamaktadır.
Bu düzenlemelere göre, tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için önceden işlenen bir suç nedeniyle mahkum edilmiş olma, bu hükmün kesinleşmesinden sonra yeni bir suçun işlenmesi ve yeni suçun belirli süreler içerisinde işlenmesi yeterli olup, cezanın infaz edilmiş olmasına gerek bulunmamaktadır.
İnceleme konusu somut olayda; mahkemece tekerrüre esas alınan ilamların, Çerkezköy Asliye Ceza Mahkemesinin 19/06/2007 tarih ve 2005/106 esas, 2007/495 karar sayılı ilamı ile Yalvaç Asliye Ceza Mahkemesinin 15/11/2007 tarih ve 2007/53 esas, 2007/183 karar sayılı ilamı olduğu, bu ilamlardan ilkinin 14/09/2007 diğerinin ise 25/12/2007 tarihinde kesinleştikleri anlaşılmaktadır. İnceleme konusu dosyadaki suç 10.01.2007 tarihinde işlenmiştir. Bu tarih itibariyle tekerrüre esas alınan ilamların kesinleşmedikleri anlaşıldığından, sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejimi ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması hukuka aykırıdır.

IV- Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
1-Tehdit suçundan sanık … hakkında, Soma Sulh Ceza Mahkemesinin 15/06/2012 tarih ve 2009/595 esas, 2012/590 sayılı kararının, CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2-Karardaki hukuka aykırılığın aynı yasa maddesinin 4/d fıkrası gereğince Yargıtay tarafından giderilmesi gerektiğinden; hüküm fıkrasında yer alan tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin kısımların ÇIKARILMASINA, karardaki diğer hususların olduğu gibi bırakılmasına, 08.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.