Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2013/25857 E. 2015/37404 K. 09.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/25857
KARAR NO : 2015/37404
KARAR TARİHİ : 09.11.2015

Tebliğname No : 4 – 2011/299386
MAHKEMESİ : Tokat(Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 24/03/2011
NUMARASI : 2011/12 (E) ve 2011/417 (K)
SUÇLAR : Tehdit, yaralama

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Gerekçeli karar başlığında katılan F.. K..’ın adının ve kimlik bilgilerinin gösterilmemesi, CMK’nın 232/2-b maddesine aykırı ise de, bu hususun mahallinde giderilebilecek maddi eksiklik olduğu kabul edilmiştir.
Yaralama suçundan kurulan hükümde; tercih edilen adli para cezası, TCK’nın 52/3, 86/2 ve 86/3-a maddesi uyarınca 180 gün şeklinde kanuna uygun olarak takdir edildiği halde, aynı Kanunun 62. maddesi tatbik edilirken bu defa sonuç cezanın 150 gün yerine 5 ay olarak belirlenmesi, sonuç cezayı değiştirmediğinden bozma sebebi yapılmamıştır.
Katılanın aşamalarda tutarlı beyanlarında sanığın kendisini öldürmekle tehdit ettiğini belirtmesi ile tanıklar M.. P.. ve B.. D..’ın birbiriyle uyumlu ve yeminli anlatımlarında sanığın “yakarım, yıkarım, öldürürüm” şeklinde sözler söylediğini beyan etmeleri karşısında, sanığın üzerine atılı tehdit suçunu işlediği kanaatine varan yerel mahkemenin mahkumiyet kararının yerinde olduğu değerlendirilerek, tebliğnamede tehdit suçunun sübuta ermediği gerekçesiyle bozma öneren düşünceye iştirak edilmemiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen tehdit ve yaralama eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
CMK’nın 231/11. maddesinde yer alan, “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine, ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkumiyet hükmü kurulabilir” şeklindeki düzenleme karşısında, mahkemece kendisine herhangi bir yükümlülük yüklenmeyen ve denetim süresi içerisinde kasıtlı suç
işleyen sanık hakkında, önceki hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, yeniden değerlendirme sonucu, tehdit suçu bakımından açıklanması geri bırakılan hükümdeki 6 ay hapis cezasının, TCK’nın 62. maddesi uygulanmak suretiyle indirilmesi ve ayrıca seçenek yaptırımlardan biri olan adli para cezasına çevrilmesi ve yaralama suçu açısından ise TCK’nın 62. maddesi uyarınca indirim uygulanması hususlarının, karşı temyiz bulunmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşıldığından, sanık S.. Ş..’ın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 09.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.