Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2013/2610 E. 2015/26759 K. 09.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2610
KARAR NO : 2015/26759
KARAR TARİHİ : 09.04.2015

Tebliğname No : 4 – 2010/302986
MAHKEMESİ : Kozan 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 30/03/2010
NUMARASI : 2009/71 (E) ve 2010/287 (K)
SUÇLAR : Tehdit, hakaret, mala zarar verme, yaralama

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A-Sanıklar G. Ş. ile M.. Y.. hakkında hakaret ve mala zarar verme, sanık B.. D.. hakkında ise hakaret suçlarından verilen kararlarda öngörülen cezaların nitelik ve niceliğine göre, verildikleri tarih itibariyle hükümlerin temyiz edilemez olduğu,
Anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca sanıklar G. Ş., M.. Y.. ve B.. D..’nun tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEKLERİNİN REDDİNE,
B- Diğer hükümlere yönelik temyizlere gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanık B. D.’na yükletilen yaralama eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
2-Sanık M. D.’na yükletilen hakaret eyleminden hükmolunan ceza verilmesine yer olamadığına dair hükmün de usul ve Kanuna uygun olduğu,
Anlaşıldığından, sanıklar B.. D.. ve M. D.’nun temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
3-Sanıklar G. Ş. ve M.. Y.. hakkında tehdit eylemlerinden verilen mahkumiyet hükümlerinde ise, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a-Hakkında verilen hüküm yukarıdaki bentte onanan sanık M. D.’nun kullandığı araç içerisinde kardeşi B.. D.. ile birlikte seyir halinde iken, sanık M.. Y..’un kullandığı aracın yakınından hızlıca geçerek sokağa girmesi üzerine, aralarında tartışma çıktığı ve bu tartışma sırasında sanık G. Ş.’ün karşı tarafa hakaret içeren sözlerle tepki gösterdiği, sonrasında sanık M. Y.’un kullandığı araçla olay yerinden ayrıldıkları; peşlerinden M. ve B.. D..’nun yine araçla sanıklar, M. ve G.’ı takip ederek büfenin önünde yakaladıkları, tekrar tartışma ve kavga ortamında, yukarıdaki bentte hakkında verilen mahkumiyet kararı onanan sanık B.. D..’nun bıçakla sanık G. Ş.’ü yaraladığı, sonra da araçlarına binerek kaçtıkları; yaralanmanın verdiği etki ve acıyla, sanıklar M. ve G.’ın diğer sanıkların peşlerine düştükleri ve sanık G. Ş.’ün sanık M.. Y..’a ait av tüfeğiyle yine M.’nın kullandığı araç içerisinden, önlerinde giden araca doğru ateş ederek silahla birden fazla kişiyi tehdit ettiklerinin anlaşılması karşısında, öncelik-sonralık ilişkisi ve birbirlerine karşı eylemlerinin dereceleri itibariyle sanıklar Gökhan ve Mustafa hakkında haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
b-Sanık M.. Y..’un tehdit suçunu diğer sanıkla birlikte işleyen olarak kabulü yerine, suça yardım eden şeklinde kabul edilmesi suretiyle hakkında TCK’nın 39. maddesi uygulanarak eksik ceza öngörülmesi,
c-Sanıklar Gökhan ve Mustafa hakkında, birden fazla kişi ile ve silahla tehdit suçundan TCK’nın 3, 61. maddeleri gözetilerek, aynı Kanunun 106/2-a-c madde ve fıkraları uyarınca alt sınırın üzerinde temel cezanın belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Kanuna aykırı, sanıklar Gökhan Şengül ve M.. Y..’un temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 09/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.