Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2013/29345 E. 2015/26352 K. 06.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/29345
KARAR NO : 2015/26352
KARAR TARİHİ : 06.04.2015

Tebliğname No : 6 – 2012/100687
MAHKEMESİ : Eskişehir 6. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 26/01/2012
NUMARASI : 2009/337 (E) ve 2012/30 (K)
SUÇLAR : Tehdit, 6136 sayılı Kanuna aykırılık

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanık R.. Y..’a yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Sanığın, sabıka kaydında yer alan mahkumiyet kararı nedeniyle TCK’nın 58. maddesi gereğince hükmolunan cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmemiş ise de; karşı temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşıldığından sanık R.. Y..’ın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2-Sanıklar A.. K.. ve E.. K.. hakkında tehdit ve 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyizde ise;
Sanıkların, sabıka kayıtlarında yer alan mahkumiyet kararları infaz bilgileri ile dosyaya getirtilerek TCK’nın 58. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmamış ise de, karşı temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı anlaşılmış, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a)25.12.2008 tarih ve 2008/4289 numaralı iddianame ile açılıp 2009/337 Esas numarası ile bakılan davada; E.. K.., A.. K.. ve E.. K..’ın şikayetçiler E.. M.. ve M.. K..’ı birlikte tehdit ettikleri iddia edilmiştir. Sanık E.. K.. hakkında 14.12.2007 tarih ve 2007/4014 numaralı iddianame ile açılıp, 2010/426 esas numarası ile bakılan, birleştirilmesine karar verilen dava da ise, sanık E.. K..’ın “yanında 20-25 kişi ile birlikte alacağını istemek amacıyla gittiği E.. M..’yı, benim paramı ödeyin soksa hepinizin kafasına tabancayla sıkacağım” demek suretiyle tehdit ettiği iddia edilmiştir. 2010/426 esas numaralı davanın mükerrer olduğu gerekçesiyle CMK’nın 223/7. maddesi gereğince reddine, 2010/337 esas sayılı davada ise A.. K.. ve E.. K.. hakkında beraat kararları verilmesi karşısında; sanık E.. K..’ın ne şekilde mağdur E.. M..’yı “yanında kimlikleri kanıtlanamayan birkaç kişi ile birlikte” tehdit ettiği açıklanmadan, mağdur E.. M..’nın her iki davada verdiği ifadelerin birbiri ile çelişkili olması nedeniyle anlatımları arasındaki çelişki giderilmeden, tehdit suçunun, CMK’nın 135. maddesinde sayılan suçlardan olmaması karşısında iletişimin tespit tutanaklarının kanıt olarak kullanılmasının yasal olarak mümkün olmadığı gözetilmeden, hangi sanığın hangi sözlerle tehdit ettiği ayrıntılı şekilde açıklattırılmadan, TCK’nın 106/2-c, 43. maddeleri ile mahkumiyet kararı verilmesi,
b)Sanık A.. K..’ın evinde yapılan aramada 6 adet 9 mm çapında yasak nitelikli mermi bulunması karşısında, 6136 sayılı Kanun’un 13/4. maddesine göre cezalandırılması gerekirken aynı maddenin birinci fıkrası uyarınca hüküm kurulması,
c)6136 sayılı Kanun’un 13 ve 15. maddelerinde değişiklik yapan 5728 sayılı Kanun’un, suç tarihinden sonra yürürlüğe girdiği ve adli para cezaları yönünden sanıklar aleyhine düzenlemeler getirdiği gözetilmeden, hapis cezaları yanında 450 TL adli para cezası verilmesi gerekirken, suç tarihinde yürürlükte olmayan kanun gereğince gün adli para cezalarına hükmolunması,
Kanuna aykırı ve sanıklar A.. K.. ve E.. K.. müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 06/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.