Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2013/30550 E. 2015/40044 K. 15.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/30550
KARAR NO : 2015/40044
KARAR TARİHİ : 15.12.2015

Tebliğname No : 4 – 2011/401225
MAHKEMESİ : Tarsus 4. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 14/10/2011
NUMARASI : 2011/336 (E) ve 2011/544 (K)
SUÇLAR: Tehdit, hakaret, yaralama

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Yaralama suçuna ilişkin kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükmün temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından,
5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca sanık T.. D..’ın tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
2-Diğer hükümlere yönelik temyize gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

Sanığa yükletilen tehdit ve hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükümleri etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak tehdit suçunda,
a-)TCK’nın 53/l-(c) maddesindeki hak yoksunluğunun sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
b-)Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde yer alan “ve diğer siyasi hakları kullanmaktan” ibaresinin iptaline karar verilmiş, ayrıca aynı bentte yer alan “seçme ve seçilme” ehliyetleri ile ilgili olarak da, hükümlünün, hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak bu hak ve ehliyetlerden yoksun bırakılması uygulamasını engelleyici nitelikte iptal kararları verilmiş olması ve doğan boşluk nedeniyle bu hususta yeni bir yasal düzenleme yapılması ihtiyacının ortaya çıkması karşısında, yerel mahkeme hükmünde bu hak ve ehliyetlerden yoksun bırakmaya ilişkin uygulamanın dayanaksız kalması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık T.. D..’ın temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye uygun olarak, hükümde TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımdan (b) ibaresi çıkartılmak ve “sanık hakkında TCK’nın 53/1-(c) maddesinde yer alan hak yoksunluğunun kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar, diğer kişiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına” ibaresi eklenmek, biçiminde DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükümler, bu bağlamda ONANMAK suretiyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca davanın esasına, 15/12/2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY:

Sanığın okulun son sınıf öğrencisi, müşteki ile tanıkların ise okulun idareci öğretmenleri oldukları, okulun son günü kendisine devamsızlık nedeniyle karne verilmeyerek sınıfta kaldığını öğrenen sanığın, bu konuyu konuşmak üzere müşteki müdür yardımcısının odasına gittiği, kendisine daha önce sınıfta kalmayacağını bildiren müştekinin bu defa konuşmak istemeyerek “şerefsiz çık dışarı” diyerek kolundan sertçe sıkarak odadan çıkartılmak isdendiğinde, “sensin şerefsiz” diye karşılıklı hakaret eylemleri nedeniyle tartışmanın büyüdüğü, diğer tanıkların araya girip bilahare sanığı birlikte darp etmeye başladıkları savunması karşısında, müşteki ve tanıkların eylemi başlatan kişinin sanık olduğu ve müştekinin tümüyle haklılığına dair tanıklıklarının şüpheli olduğu, nitekim sanığın olay sırasında yanında bulunan tanık öğrencinin hiç dinlenilmediği gibi, kamera görüntülerinin CD içinde dosyaya alındığı, bu görüntülerin hükme esas edildiği karar yerinde belirtildiği halde, CD çözüm ve inceleme tutanaklarının dosyada mevcut olmadığı, bu nedenle eksik incelemeyle kurulan mahkumiyet hükmünün bozulması gerektiği düşüncesiyle Sayın Çoğunluğun düşüncesine katılamıyorum.