YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/34214
KARAR NO : 2014/24127
KARAR TARİHİ : 08.07.2014
Tehdit, hakaret ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından sanık … hakkında yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine dair, Hınıs Sulh Ceza Mahkemesince verilen 09.07.2009 gün ve 2008/40 esas, 2009/191 karar sayılı hükmün sanık tarafından temyizi üzerine,
Dairemizin 29.11.2012 gün ve 2010/25513 esas, 2012/28216 sayılı kararıyla;
“Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanığın katılan … dışındaki katılanlara yönelik yükletilen tehdit, hakaret ve kişilerin huzur ve sükununu bozma eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Sanığın getirtilen adli sicil kaydına göre, tekerrüre esas hükümlülüklerinin bulunması karşısında; TCK’nın 58. maddesi ve aynı suç işleme kararı kapsamında değişik zamanlarda kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu işlemiş olduğu anlaşılan sanık hakkında TCK’nın 43. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmemiş ise de, karşı temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezaların yasal bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından sanık …’in ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, ” karar verilmiştir.
I- İTİRAZ NEDENLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04/11/2013 gün ve 2013/325751 sayılı yazısı ile;
“İtirazın konusunu oluşturan uyuşmazlık; sanık … hakkında katılanlara karşı telefon ile tehdit ve hakaret suçlarını işlediği kabul edilmesi karşısında, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan ayrıca cezalandırılamayacağı hususuna ilişkindir. Şöyle ki;
5237 sayılı TCK’nın 123. maddesinde tanımlanan kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun, sırf bir kimsenin huzur ve sükununu bozmak maksadıyla işlenmesi gerektiği, genel ve tamamlayıcı bir suç olması nedeniyle, eylem başka bir suçu oluşturuyorsa bu suçun oluşmayacağı, somut olayda, sanığın katılanları tehdit kastı ile telefonla arayarak, tehdit ve hakaret içeren sözleri söylediğinin anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin bir bütün halinde tehdit ve hakaret suçunu oluşturduğu gözetilmeden, her iki suçtan da hükümlülük kararı verilerek fazla ceza tayini yasaya aykırıdır.
Bu nedenle, Özel Dairenin, sanık … hakkında TCK. 123. maddesi gereğince 6 kez olmak üzere cezalandırılmasına ilişkin yerel mahkeme mahkumiyet hükmünün bozulmasına karar vermesi yerine, yazılı şekilde hükmün onanmasına karar vermesinde isabet görülmemiştir.
Sonuç ve istem :
Yukarıda açıklanan nedenle;
Dairenizin, 29/11/2012 gün ve 2010/25513 esas, 2012/28216 karar sayılı onama kararının kaldırılması,
Hınıs Sulh Ceza Mahkemesinin 2008/40 Esas ve 2009/191 karar sayılı 09/07/2009 tarihli kişilerin huzur ve sükununu bozma suçuna ilişkin hükmünün, sanık lehine bozulmasına karar verilmesi,
İtirazın, Dairece yerinde görülmemesi halinde dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi,
“İtirazen arz ve talep olunur.” isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
II- İTİRAZIN KAPSAMI
İtiraz, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan sanık … hakkında verilen mahkumiyet kararının onanmasına dair, Dairemizin 29.11.2012 tarihli kararına ilişkin olup, karar itiraza konu edilen bu suç yönünden yeniden ele alınmış, itiraza konu edilmeyen ve Dairemizin önceki kararıyla onanan hakaret ve tehdit suçları inceleme dışı bırakılmıştır.
III- KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz gerekçeleri, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu yönünden yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK’nın 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE,
Dairemizce verilen 29.11.2012 gün ve 2010/25513 esas, 2012/28216 karar sayılı onama kararının, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu yönünden KALDIRILMASINA,
Hınıs Sulh Ceza Mahkemesince verilen 09.07.2009 gün ve 2008/40 esas, 2009/191 karar sayılı hükmün yeniden incelenmesi sonucu:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
TCK’nın 123. maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun maddi unsurunun, sırf huzur ve sükununu bozmak amacıyla bir kimseye ısrarla telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulmasından ibaret olduğu gözetildiğinde; sanığın, telefonlarını ısrarla aradığı katılanlara tehdit ve hakarette bulunma eylemleri, yalnızca zincirleme hakaret ve tehdit suçlarını oluşturmasına karşın, genel ve tamamlayıcı nitelikte olan kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan da mağdur sayısınca cezalandırılmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık …’in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden itiraz yazısına uygun olarak, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan verilen HÜKÜMLERİN BOZULMASINA,
İtiraza konu edilmeyen ve Dairemizin önceki kararıyla onanan hakaret ve tehdit suçlarına ilişkin hükümlerin aynen muhafazasına,
Yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 08.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.