YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/35375
KARAR NO : 2014/16209
KARAR TARİHİ : 12.05.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Niteliğine göre yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine ilişkin karara karşı CMK’nın 319/2. maddesi gereğince yalnızca itiraz yolu açık ve dolayısıyla yapılan başvurunun bu doğrultuda değerlendirilmesinin gerekli bulunduğu,
Anlaşıldığından, sanık …’ın tebliğnameye uygun olarak, temyiz davası isteği hakkında bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA,
2-Sanığın …. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/04/2008 tarih, 2007/169E-2008/122K sayılı asıl ve ek kararlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Anayasanın 40/2, CMK’nın 232/6 ve 34/2 ile 1412 sayılı CMUK’nın 310. maddeleri gereğince, kararda başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve şeklinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiği halde, sanığın yokluğunda verilen 16/04/2008 tarihli hükümde, CMK’nın 232/6. maddesine aykırı olarak temyiz süresinin başlangıcının gösterilmemesi ve yine 29/03/2010 tarihli ek kararda kanun yoluna başvurma süresi, mercii ve şeklinin duraksamaya yol açmayacak biçimde açıkça gösterilmemesi karşısında, sanığın temyizinin süresinde olduğu kabul edilip mahkemenin temyiz isteminin reddine ilişkin kararına karşı yapılan itiraz bu nedenle yerinde görülerek ret kararının kaldırılması suretiyle işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen yaralama ve tehdit eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından,
1-Sanık …’ın tehdit eylemine ilişkin olarak ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2-Sanığın yaralama suçlarından kurulan hükümlerde;
Tekerrür müesesesinin 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108. maddesinde hapis cezalarına ilişkin olarak düzenlenmesi karşısında, TCK’nın 58. maddesinin yalnızca hapis cezasında uygulanacağı gözetilmeden sonuç adli para cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık …’ın temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye aykırı olarak tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin kısımların karardan çıkarılması biçiminde DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükümler, bu bağlamda ONANMAK suretiyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca davanın esasına, 12/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.