YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/39364
KARAR NO : 2016/4210
KARAR TARİHİ : 07.03.2016
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
Sonuç cezanın TCK’nın 50. maddesi gereği seçenek yaptırıma çevrilmesi karşısında, hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi ve aynı Kanunun 50/1-f maddesi uyarınca, kamuya yararlı bir işte çalıştırılma seçenek tedbirine hükmedilmesi ile yetinilmesi gerekirken, infaz aşamasında değerlendirilecek olan hizmet kolunun da belirlenmesi,
Kanuna aykırı ve sanık …’un temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktaları tebliğnameye kısmen uygun olarak, TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısım ile kamuya yararlı bir işte çalıştırılma seçenek tedbiri uygulamasına ilişkin hüküm fıkrasındaki “temizlik sektöründe çalıştırılmasına” ibaresinin hükümden çıkarılması biçiminde DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hüküm, bu bağlamda ONANMAK suretiyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca davanın esasına, 07/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.