YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/40448
KARAR NO : 2016/3608
KARAR TARİHİ : 29.02.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Şikayetçinin soruşturma aşamasındaki ifadesinde, babasına yönelik “…” adresinden yapılan hakaret eyleminden dolayı soruşturma başlatılmasının ardından babasının arkadaşlarından sanık …’ın tedirgin davranışlar sergileyerek babasına hakaret sözleri yer alan profil sayfasının kendi evindeki bilgisayar kullanılmak suretiyle evine gelen bir arkadaşı tarafından açıldığını, bu eylemi yapanın kendi arkadaşı olduğunu söylediğini ve şikayetini geri almasını istediğini, bu nedenle tehdit mesajları gönderen kişi ya da kişilerin de … veya onunla bağlantılı kişiler olduğunu düşündüğünü belirtmesi ve sanığın ismini vererek şikayetçi olduğunun anlaşılması karşısında, eylemin kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle tehdit suçunu oluşturmayacağı gözetilmeden, iki nitelikli halin bir arada bulunduğu kabul edilerek alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulması,
2-Sanığın eylemlerini, “…” ve “…” isimli kullanıcı adlarıyla gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-TCK’nın 54/3. maddesindeki “ Suçta kullanılan eşyanın müsadere edilmesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğuracağı ve bu nedenle hakkaniyete aykırı olacağı anlaşıldığında, müsaderesine hükmedilmeyebilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, bu husus tartışılmadan ve söz konusu eşyanın suça özgülenip özgülenmediği de değerlendirilmeden emanete kayıtlı bilgisayar kasasının müsaderesine hükmolunması,
4-TCK’nın 53/l-(c) maddesindeki hak yoksunluğunun sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
5- Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının uygulanması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık …’ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 29/02/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.