Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2013/4416 E. 2014/31822 K. 05.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/4416
KARAR NO : 2014/31822
KARAR TARİHİ : 05.11.2014

Tebliğname No : 2 – 2011/396024
MAHKEMESİ : Altunhisar(Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 20/09/2011
NUMARASI : 2011/28 (E) ve 2011/52 (K)
SUÇ : Hakaret

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kamu görevlileri veya sivil vatandaşa yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir.
Yargılamaya konu somut olayda; Çiftçi Malları Koruma bekçisi olan müşteki-sanık H.. K..’ın Koruma Kurulu Başkan yardımcısı olan müşteki-sanık K.. A..’e hitaben söylediği “beni tahrik etme lan” şeklindeki sözleri ile Kerim’in buna karşı “senden korkan Kerim’in kendi payıma anamı avradımı s…..” diyerek, başkasını muhatap almayarak sarfettiği sözlerin onur, şeref ve saygınlığı rencide edici boyutta olmayıp, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yerinde görülmeyen gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,
2-Kabule göre de;
a)4081 sayılı Çiftçi Malları Koruma Kanunun 23. maddesi uyarınca “ifa ettikleri vazifeden dolayı kendilerine karşı görevleriyle bağlantılı olarak işlenen suçlar kamu görevlisine karşı işlenmiş sayılır” hükmü de gözetilerek, müşteki-sanıkların eylemlerinin, TCK’nın 131. maddesi gereğince soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete tabi olup olmadığı hususu buna göre değerlendirilmeden, karşılıklı şikayetten vazgeçme sebebiyle kamu davalarının düşürülmesine karar verilmesi,
b)Müşteki sanıkların savunmaları ve tanık E.. S..’nın beyanına göre, hakaretin karşılıklı olduğunun iddia edilmesi karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişimi üzerinde durularak, sonucuna göre TCK’nın 129/3. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
Kanuna aykırı ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 05.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.