YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/4898
KARAR NO : 2015/34641
KARAR TARİHİ : 01.10.2015
Tebliğname No : 4 – 2010/323598
MAHKEMESİ : İzmir(Kapatılan) 6. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 28/12/2009
NUMARASI : 2009/951 (E) ve 2009/2464 (K)
SUÇ : Tehdit
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre ve sanığın, bir suç işleme kararı kapsamında, değişik zamanlarda müştekiyi tehdit etmesi karşısında, TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmemiş ise de, karşı temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı anlaşılarak yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Anayasanm 141, CMK’nın 34 ve 230. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet Savcısını ve herkesi inandıracak ve Yargıtay denetimine imkan verecek biçimde olması gerekir.
Yargıtay’ın gerekçelerde tutarlılık denetimini yapabilmesi için; kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ile mağdur ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin, hangi anlatımın ne gerekçeyle diğerine üstün tutulduğunun açık olarak hükmün gerekçesine yansıtılması ve mahkemece ulaşılan vicdani kanı sonucunda sanığın hangi fiillerinin suç sayıldığı açıklandıktan sonra kabul edilen bu fiillerin hukuki nitelendirilmesinin yapılması, cezada artırım ve indirim gerektiren nedenlerin kanuni bağlamda tartışılması gerekirken, açıklanan bu hususlara uyulmayarak gerekçesiz hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
Adli sicil kaydındaki hükümlülüklerin suç tarihinden sonra kesinleştiği ve suç tarihinden önce olan hükümlülüklerin ise silinme koşullarının gerçekleştiği ve suçun işlenmesiyle karşılanması gereken maddi bir zararın olmadığı anlaşılan sanık hakkında, CMK’nm 231. maddesindeki diğer koşullar, değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken, “sanığın sabıkalı oluşu nedeniyle yasal koşullar oluşmadığı” biçimindeki dosya içeriğine uygun olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık İ.. K.. müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 01/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.