Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2013/8835 E. 2015/23910 K. 06.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/8835
KARAR NO : 2015/23910
KARAR TARİHİ : 06.03.2015

Tebliğname No : 4 – 2011/74725
MAHKEMESİ : Eskişehir(Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 20/10/2010
NUMARASI : 2009/518 (E) ve 2010/1034 (K)
SUÇLAR : Hakaret, tehdit, yaralama

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanığa yükletilen katılan E.. P..’a karşı yaralama ve tehdit eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Yaralama suçunda, sanığın eylemini eşe karşı işlemesi nedeniyle TCK’nın 86/3-a maddesi ile adli sicil kaydına göre, tekerrüre esas hükümlülüklerinin bulunmasına karşın, TCK’nın 58. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmemiş ise de; karşı temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Eleştiri dışında cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından sanık B.. P..’ın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2-Sanık hakkında katılanlar E.. P..’a, İ.. Y.. ve A.. Y..’a karşı hakaret suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyizde,
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a-Kısa kararda, “sanığın katılan E.. P..’a karşı telefonda hakaret suçunu işlediği sabit olmadığından beraatine” karar verilmesine karşın, gerekçeli kararda, sanığın telefonda hakaret ve aynı gün akşam saatlerinde çıkan tartışmada hakaret suçunu işlemesi nedeniyle iki ayrı hakaret suçunu işlediği belirtilip hükümle gerekçe arasında çelişki oluşturularak karışıklığa yol açılması,
b-Sanığın katılanlar E.. P.., İ.. Y.. ve A.. Y..’a karşı düğüne giderken sonra da eve dönüş sırasında 3-4 saat arayla katılan E.. P..’a tekrar küfretmesi biçimindeki eylemleri nedeniyle, TCK’nın 125/1-4. maddeleri uyarınca hakaret suçundan temel ceza tayin edildikten sonra, öncelikle eylemi birden çok katılana yönelik gerçekleştirmesi nedeniyle aynı nev-iden fikri içtima kuralı gereğince TCK’nın 43/2. maddesi aracılığıyla 43/1. maddesi ile artırım yapılması, ardından da bulunan artırılmış ceza miktarı üzerinden zincirleme suç nedeniyle TCK’nın 43/1. maddesi uyarınca artırım yapılarak sonuç cezanın saptanması gerekirken, dört ayrı hakaret suçunun oluştuğundan söz edilerek ayrı ayrı mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de,
c-Sanığın telefonda hakaret etmesi eyleminde, aleniyet unsurunun oluşmadığı gözetilmeden, yerinde olmayan gerekçeyle TCK’nın 125/4. maddesinin uygulanması,
d-Sanık hakkında hapis cezalarına hükmedilirken, adli sicil kaydına göre, tekerrüre esas hükümlülüklerinin bulunmasına karşın, TCK’nın 58. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
e-5237 sayılı TCK’nın 53/1-(c) maddesinde yer alan hak yoksunluğunun süresi ve kapsamı açısından anılan Kanun maddesinin 3. fıkrası hükmünün gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık B.. P..’ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 06/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.